umut
hukuk
avukat umut kemal yıldırır
TÜRK CEZA KANUNU (1)
Kanun Numarası : 5237
Kabul Tarihi : 26/9/2004
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 12/10/2004 Sayı
:25611
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 43
Sayfa:
BİRİNCİ KİTAP
Genel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı
BİRİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Tanımlar
Ceza Kanununun amacı
Madde 1
- (1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve
özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk
devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum
barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir.
Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza
sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve
güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.
Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi
Madde 2
- (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için
kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri
uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik
tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine
hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve
ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin
uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren
hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş
yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi
Madde 3
- (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin
ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine
hükmolunur.
(2) Ceza Kanununun uygulamasında kişiler
arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk,
cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut
düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal köken,
doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları
yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık
tanınamaz.
Kanunun bağlayıcılığı
Madde 4
- (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/1 md.)
Özel kanunlarla ilişki
Madde 5
- (1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza
kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar
hakkında da uygulanır.
––––––––––––––––––––
(1) Bu Kanunun yürürlük ve uygulama şekli ve 765
sayılı Türk Ceza Kanununa çeşitli mevzuatta yapılan
atıflarla ilgili olarak 4/11/2004 tarihli ve 5252
sayılı Kanuna bakınız.
Tanımlar
Madde 6
- (1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada
Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını
doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal
faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla
ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya
geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek
mahkemeler ve adlî, idarî ve askerî mahkemeler üye
ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,
e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından
bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat
evvele kadar devam eden zaman süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere
yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici
alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa
bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya
elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu,
zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer,
radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her
türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle
iletişim aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun
temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve
farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen
de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla
sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç
örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt
adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç
işleyen kişi,
Anlaşılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kanunun Uygulama Alanı
Zaman bakımından uygulama
Madde 7
- (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre
suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza
verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.
İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç
sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse
cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri
uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri
hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri
kendiliğinden kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan
kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların
hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun
uygulanır ve infaz olunur.
(3) (Değişik üçüncü fıkra: 29/6/2005 – 5377/2
md.) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu
salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç;
infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.
(4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte
bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar
hakkında uygulanmasına devam edilir.
Yer bakımından uygulama
Madde 8- (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında
Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen
Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de
gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş
sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk
karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava
sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu
araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu
araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır
ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit
platformlarda veya bunlara karşı,
İşlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi
Madde 9
- (1) Türkiye'de işlediği suçtan dolayı yabancı
ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimse,
Türkiye'de yeniden yargılanır.
Görev suçları
Madde 10- (1) Yabancı ülkede Türkiye namına
memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı
bir suç işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak
yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş
bulunsa bile, Türkiye'de yeniden yargılanır.
Vatandaş tarafından işlenen suç
Madde 11
- (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı
suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı
bir yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir
suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de
bulunduğu takdirde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede
hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de
kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk
kanunlarına göre cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis
cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar
görenin veya yabancı hükûmetin şikayetine bağlıdır.
Bu durumda şikayet, vatandaşın Türkiye'ye girdiği
tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Yabancı tarafından işlenen suç
Madde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede
yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı
sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir
suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve
kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk
kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması
Adalet Bakanının istemine bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir
Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre
kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına
işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması halinde, bu
suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması
koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine
fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların
varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile
yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç
yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.
b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının
bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun
işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu
devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı
yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir
nedenle davası veya cezası düşen veya beraat eden
yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı
hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye'de
yeniden yargılama yapılır.
Diğer suçlar
Madde 13- (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya
yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi
halinde, Türk kanunları uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan
suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki
Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve
Sekizinci Bölümlerde yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).
f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve
kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi
ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde
202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) Rüşvet (madde 252).
i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım
araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde
223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen
zarar verme (madde 152) suçları.
(2) (Ek ikinci fıkra: 29/6/2005 – 5377/3 md.)
İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü,
Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer
alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren
suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılması,
Adalet Bakanının talebine bağlıdır
(3) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde
yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede
mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile,
Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yargılama
yapılır.(1)
Seçimlik cezalarda soruşturma
Madde 14- (1) 11 ve 12 nci maddelerde
belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer
aldığı kanun maddesinde hapis cezası ile adli para
cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise
soruşturma veya kovuşturma açılmaz.
Soruşturma koşulu olan cezanın hesaplanması
Madde 15- (1) Miktarının soruşturma koşulu
oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde
ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı
sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı
sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır.
Cezadan mahsup
Madde 16
- (1) Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan
dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında,
tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı
suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup
edilir.
Hak yoksunlukları
Madde 17
- (1) Yukarıdaki maddelerde açıklanan hallerde
mahkeme, yabancı mahkemelerden verilen ve Türk hukuk
düzenine aykırı düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına
göre bir haktan yoksunluğu gerektirmesi halinde,
Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk
kanunlarındaki sonuçlarının geçerli olmasına karar
verir.
________________________
(1) Bu fıkranın numarası (2) iken, maddeye
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesiyle, birinci fıkradan sonra gelmek üzere
ikinci fıkra eklendiği için, (3) olarak teselsül
ettirilmiştir.
Geri verme
Madde 18
- (1) Yabancı bir ülkede işlenen veya işlendiği
iddia edilen bir suç nedeniyle hakkında ceza
kovuşturması başlatılan veya mahkûmiyet kararı
verilmiş olan bir yabancı, talep üzerine,
kovuşturmanın yapılabilmesi veya hükmedilen cezanın
infazı amacıyla geri verilebilir. Ancak, geri verme
talebine esas teşkil eden fiil;
a) Türk kanunlarına göre suç değilse,
b) Düşünce suçu veya siyasi ya da askerî suç
niteliğinde ise,
c) Türkiye Devletinin güvenliğine karşı,
Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da
Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin
zararına işlenmişse,
d) Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir
suç ise,
e) Zamanaşımına veya affa uğramış ise,
Geri verme talebi kabul edilmez.
(2) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın
gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere,
vatandaş suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez.
(3) Kişinin, talep eden devlete geri verilmesi
halinde ırkı, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal
gruba mensubiyeti veya siyasi görüşleri nedeniyle
kovuşturulacağına veya cezalandırılacağına ya da
işkence ve kötü muameleye maruz kalacağına dair
kuvvetli şüphe sebepleri varsa, talep kabul edilmez.
(4) Kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi,
geri verme talebi hakkında bu madde ve Türkiye'nin
taraf olduğu ilgili uluslararası sözleşme
hükümlerine göre karar verir. Bu karara karşı temyiz
yoluna başvurulabilir.
(5) Mahkeme geri verme talebinin kabul
edilebilir olduğuna karar verirse, bu kararın yerine
getirilip getirilmemesi Bakanlar Kurulunun takdirine
bağlıdır.
(6) Geri verilmesi istenen kişi hakkında koruma
tedbirlerine başvurulmasına, Türkiye'nin taraf
olduğu ilgili uluslararası sözleşme hükümlerine göre
karar verilebilir.
(7) Geri verme talebinin kabul edilebilir
olduğuna karar verilmesi halinde, ayrıca Ceza
Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerine göre tutuklama
kararı verilebilir veya diğer koruma tedbirlerine
başvurulabilir.
(8) Geri verme halinde, kişi ancak geri verme
kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı
yargılanabilir veya mahkûm olduğu ceza infaz
edilebilir.
Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması
Madde 19- (1) Türkiye'nin egemenlik alanı
dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye'de
yargılama yapılırken, Türk kanununa göre verilecek
olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen
cezanın üst sınırından fazla olamaz.
(2) Ancak suçun;
a) Türkiye'nin güvenliğine karşı veya zararına
olarak,
b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk
kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi
zararına olarak,
İşlenmesi durumunda, yukarıdaki fıkra hükmü
uygulanmaz.
İKİNCİ KISIM
Ceza Sorumluluğunun Esasları
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği, Kast ve Taksir
Ceza sorumluluğunun şahsiliği
Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse
başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı
uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda
öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar
saklıdır.
Kast
Madde 21
- (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır.
Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve
istenerek gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki
unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen,
fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren
suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis
cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda
ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.
Taksir
Madde 22
- (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça
belirttiği hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni
tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek
gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine
karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli
taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza
üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek
olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği
suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu
olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı
belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan
netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu
bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini
gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol
açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde
verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar
indirilebilir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç
Madde 23
- (1) Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka
bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde,
kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu
netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi
gerekir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan
Nedenler
Kanunun hükmü ve amirin emri
Madde 24- (1) Kanunun hükmünü yerine getiren
kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine
getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri
uygulayan sorumlu olmaz.
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette
yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile
emri veren sorumlu olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin
kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine
getirilmesinden emri veren sorumlu olur.
Meşru savunma ve zorunluluk hali
Madde 25
- (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir
hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya
tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda
hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde
defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı
faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir
hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka
suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak
bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak
zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve
kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu
ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
Madde 26
- (1) Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.
(2) Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf
edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere,
açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden
dolayı kimseye ceza verilmez.
Sınırın aşılması
Madde 27- (1) Ceza sorumluluğunu kaldıran
nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde,
fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa,
taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda
birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur.
(2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur
görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri
gelmiş ise faile ceza verilmez.
Cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit
Madde 28- (1) Karşı koyamayacağı veya
kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve
ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen
kimseye ceza verilmez. Bu gibi hallerde cebir ve
şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun
faili sayılır.
Haksız tahrik
Madde 29
- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet
veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen
kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine
onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis
cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis
cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın
dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Hata
Madde 30- (1) Fiilin icrası sırasında suçun
kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir
kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata
dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği
hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından
yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan
nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda
kaçınılmaz bir hataya düşen kişi, bu hatasından
yararlanır.
(4) (Ek fıkra: 29/6/2005 – 5377/4 md.) İşlediği
fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz
bir hataya düşen kişi, cezalandırılmaz.
Yaş küçüklüğü
Madde 31
- (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış
olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler
hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak,
çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
(2) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/5 md.)
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da
onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin
hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya
davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince
gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur.
Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî
anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili
olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin
varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği
takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis
cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer
cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için
verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.
(3) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/5 md.)
Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında
suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla;
müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her
fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla
olamaz.
Akıl hastalığı
Madde 32
- (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin
hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu
fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme
yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza
verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik
tedbirine hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla
birlikte işlediği fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan
kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine
yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl
hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza,
altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir.
Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla,
kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik
tedbiri olarak da uygulanabilir.
Sağır ve dilsizlik
Madde 33- (1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada
oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin
hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış olan sağır ve
dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da
onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri,
onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını
doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş
yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış
olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş
olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve
dilsizler hakkında da uygulanır.
Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde
etkisinde olma
Madde 34- (1) Geçici bir nedenle ya da irade
dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle,
işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını
algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak
davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede
azalmış olan kişiye ceza verilmez.
(2) İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu
madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci
fıkra hükmü uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Suça Teşebbüs
Suça teşebbüs
Madde 35
- (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli
hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da
elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise
teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen
zarar veya tehlikenin ağırlığına göre,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç
yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine
dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın
dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Gönüllü vazgeçme
Madde 36
- (1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü
vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını
veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten
dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım
esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça
ait ceza ile cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Suça İştirak
Faillik
Madde 37
- (1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte
gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak
sorumlu olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç
olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur.
Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç
olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına
kadar artırılır.
Azmettirme
Madde 38
- (1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi,
işlenen suçun cezası ile cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz
kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde,
azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar
artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde,
bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için
üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli olmaması halinde, kim
olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer
suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar,
müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla
kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde
verilecek cezada, üçte bir oranında indirim
yapılabilir.
Yardım etme
Madde 39- (1) Suçun işlenmesine yardım eden
kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi
yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde,
on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu
durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan
dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme
kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden
sonra yardımda bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol
göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan
araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi
sırasında yardımda bulunarak icrasını
kolaylaştırmak.
Bağlılık kuralı
Madde 40- (1) Suça iştirak için kasten ve
hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı
yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi,
diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel
nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu
fiiline göre cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik
niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların
işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren
veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek
için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına
varmış olması gerekir.
İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü
vazgeçme
Madde 41- (1) İştirak halinde işlenen suçlarda,
sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme
hükümlerinden yararlanır.
(2) Suçun;
a) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayreti
dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması,
b) Gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen
işlenmiş olması,
Hallerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri
uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Suçların İçtimaı
Bileşik suç
Madde 42
- (1) Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı
nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan
suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima
hükümleri uygulanmaz.
Zincirleme suç
Madde 43
- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında,
değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun
birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya
hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte
üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile
daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 –
5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda
da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek
bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra
hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve
yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.(1)
Fikri içtima
Madde 44
- (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı
suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en
ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Cezalar
Cezalar
Madde 45- (1) Suç karşılığında uygulanan
yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para
cezalarıdır.
____________________
(1) Bu fıkrada geçen "cinsel saldırı, çocukların
cinsel istismarı" ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377
sayılı Kanunun 6 ıncı maddesiyle madde metninden
çıkarılmıştır.
Hapis cezaları
Madde 46- (1) Hapis cezaları şunlardır:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
b) Müebbet hapis cezası.
c) Süreli hapis cezası.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
Madde 47- (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun
ve tüzükte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre
çektirilir.
Müebbet hapis cezası
Madde 48- (1) Müebbet hapis cezası, hükümlünün
hayatı boyunca devam eder.
Süreli hapis cezası
Madde 49
- (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi
belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan
fazla olamaz.
(2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli
hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
Madde 50
- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine,
sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde
duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki
özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen
iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin
suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat
edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma
imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına
kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya
belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak
suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş
olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından
bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat
belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve
sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına
kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya
yararlı bir işte çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para
cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis
cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para
cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş
olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az
süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte
onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını
bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya
daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı
seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis
cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer
koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a)
bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak,
bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde
hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya
tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet
savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün
içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine
getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam
edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli
hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar
verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda,
beşinci fıkra hükmü uygulanmaz. (1)
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün
elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi
durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir
değiştirilir.
Hapis cezasının ertelenmesi
Madde 51
- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az
süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası
ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği
sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş
yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.
Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için
kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan
fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde
gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç
işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin
oluşması,
Gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun
uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale
getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi
koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul
gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda
çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine
getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz
kurumundan derhal salıverilir.
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir
yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir
denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı,
mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan
hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam
etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir
kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya
sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin,
bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak
amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir
eğitim kurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye
rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir.
Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve
sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin
hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü
kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle
görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün
davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk
bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle
rapor düzenleyerek hakime verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal
durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin
herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi
görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
––––––––––––––
(1) 26/2/2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanunun 4
üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan "yaptırımın"
ibaresi "tedbirin" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Sayfa 11
8977
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı
bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen
yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen, uymamakta
ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya
tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar
verilir.
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya
iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz
edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
Madde 52
- (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda
aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden
fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının,
bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile
çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü
tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası
olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı,
kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde
bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının
belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir
gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı
gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz
önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını
ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren
bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği
gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde
ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki
yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz.
Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi
halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği
ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği
belirtilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Güvenlik Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma
Madde 53
- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı
hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu
görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il,
belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi
altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen,
atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve
hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer
siyasi hakları kullanmaktan,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa
ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif
ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya
denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir
meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında
serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra
etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla
mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya
kadar bu hakları kullanamaz.
Sayfa 12
8978
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya
koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu
üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri
açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.
Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü
hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu
edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya
fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış
olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden
birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar
dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde,
ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere,
hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu
hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar
verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye
kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla
sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde,
hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir
katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının
yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle
icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para
cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye
başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik
düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne
aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan
mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla
olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının
yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri
alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma
hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre,
cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi
Madde 54
- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak
koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan
veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan
meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun
işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu
güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından
tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın,
ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi
veya müsaderesinin başka bir surette imkansız
kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para
tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere
edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar
doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı
anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması,
taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya,
müsadere edilir.
(5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının
müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin
bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın
müsaderesine karar verilir.
(6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile
ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin
payının müsaderesine hükmolunur.
Kazanç müsaderesi
Madde 55- (1) Suçun işlenmesi ile elde edilen
veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi
için sağlanan maddi menfaatler ile bunların
değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya
çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar
verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı
verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna
iade edilememesi gerekir.
Sayfa 13
8979
(2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere
elkonulamadığı veya bunların merciine teslim
edilmediği hallerde, bunların karşılığını oluşturan
değerlerin müsaderesine hükmedilir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
Madde 56- (1) Çocuklara özgü güvenlik
tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle
uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri
Madde 57
- (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi
hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik
tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine
hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık
kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş
olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık
kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından
tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli
ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme veya
hakim kararıyla serbest bırakılabilir.
(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının
ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik
bakımından kişinin tıbbi kontrol ve takibinin
gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve
aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen
süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu
kişilerin teknik donanımı ve yetkili uzmanı olan
sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl
hastalığı itibarıyla toplum açısından
tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında, hazırlanan
rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı
olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda,
bir ve devamı fıkralarda belirlenen işlemler
tekrarlanır.
(6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı
yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış
olan kişi hakkında birinci ve ikinci fıkra
hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli
sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine,
mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak
koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararıyla
akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da
uygulanabilir.
(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya
uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri
olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına
alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi,
alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde
bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu
kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu
yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hakim
kararıyla serbest bırakılabilir.
Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Madde 58
- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm
kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi
halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için
cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan
dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına
mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği
tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî
para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz
edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla
uygulanmaz.
Sayfa 14
8980
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin
kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile
adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına
hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf
askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür
hükümleri uygulanmaz. Kasten öldürme, kasten
yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya
uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya
kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak
üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler
tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını
doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar
dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza,
mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir.
Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında
mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın
infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin
uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı
ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması,
kanunda gösterilen şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve
cezanın infazından sonra denetimli serbestlik
tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi
veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına
hükmedilir.
Sınır dışı edilme
Madde 59- (Değişik: 31/3/2005 – 5328/1 md.)
(1) İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına
mahkûm edilen yabancı, koşullu salıverilmeden
yararlandıktan ve her halde cezasının infazı
tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı
işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere
derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
Madde 60
- (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak
faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ
veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği
yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi
yararına işlenen kasıtlı suçlardan mahkûmiyet
halinde, iznin iptaline karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen
suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da
uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin
uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır
sonuçlar ortaya çıkarabileceği durumlarda, hakim bu
tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca
belirttiği hallerde uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi
Cezanın belirlenmesi
MADDE 61. - (1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin
ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun
ağırlığını,
Sayfa 15
8981
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni
tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı
arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle
işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci
fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden
yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun
unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın
belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır
veya daha az cezayı gerektiren birden fazla
nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel
cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza
üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme
suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve
cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi
sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim
nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl
hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir
ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap
edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para
cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba
katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis
cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde
hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan
fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.) Adlî para
cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın
belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik
artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî
para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir
gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması
suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para
cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda
bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst
sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla
olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar
ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de
değiştirilebilir.(1)(2)
Takdiri indirim nedenleri
Madde 62
- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri
nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis
cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir.
Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. (3)
(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin
geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve
yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin
geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz
önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri
kararda gösterilir.
Mahsup
Madde 63
- (1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi
hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller
nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis
cezasından indirilir. Adlî para cezasına
hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası
sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Dava ve Cezanın Düşürülmesi
Sanığın veya hükümlünün ölümü
Madde 64
- (1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının
düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği
itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler
hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine
hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz
edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır.
Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin
olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz
olunur.
––––––––––––––––––––
(1) Bu fıkranın numarası (7) iken, maddeye
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, altıncı fıkradan sonra gelmek üzere
yedinci ve sekizinci fıkra eklendiği için, (9)
olarak teselsül ettirilmiştir.
(2) Bu fıkranın numarası (9) iken, maddeye
6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 1 inci
maddesiyle, sekizinci fıkradan sonra gelmek üzere
(9) numaralı fıkra eklendiği için, (10) olarak
teselsül ettirilmiştir.
(3) Bu fıkrada yer alan “beşte” ibaresi,
31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle “altıda” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Sayfa 16
8982
Af
Madde 65- (1) Genel af halinde, kamu davası
düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile
birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda
çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda
çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adlî para
cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen
hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam
ettirir.
Dava zamanaşımı
Madde 66
- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller
dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis
cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis
cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya
adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını
doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar
hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını
doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan
kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu
davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde
dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır
cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde
bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin
belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının
yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik
cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından
hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı
fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren
hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul
edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun
işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda
son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son
suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya
bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler
tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını
bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü
Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet
veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren
suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava
zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya
kesilmesi
Madde 67
- (1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin
veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi
gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu
hallerde; izin veya kararın alınmasına veya
meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında
kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili
hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava
zamanaşımı durur.
Sayfa 17
8983
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı
huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya
çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında
tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa,
mahkûmiyet kararı verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı
süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını
kesen birden fazla nedenin bulunması halinde,
zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği
tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili
suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en
fazla yarısına kadar uzar.
Ceza zamanaşımı
Madde 68- (1) Bu maddede yazılı cezalar
aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında
kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis
cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi
yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para
cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını
doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar
hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını
doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan
kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza
infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü
Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar
dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis
veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis
cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren
hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin
geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya
infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı
günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza
miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları
Madde 69- (1) Cezaya bağlı olan veya hükümde
belirtilen hak yoksunluklarının süresi ceza
zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.
Müsaderede zamanaşımı
Madde 70- (1) Müsadereye ilişkin hüküm,
kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra
infaz edilmez.
Ceza zamanaşımının kesilmesi
Madde 71- (1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için
yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre
yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün
yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst
sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren
kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı
kesilir.
Sayfa 18
8984
Zamanaşımının hesabı ve uygulanması
Madde 72- (1) Dava ve ceza zamanaşımı süreleri
gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün,
yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi
takvime göre hesap edilir.
(2) Dava ve ceza zamanaşımı re'sen uygulanır ve
bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemezler.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı
suçlar(1)
Madde 73
- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde
şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve
kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu
süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim
olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi
altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı
diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı
suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar
gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına
engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan
biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de
kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu
kabul etmeyen sanığı etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören
kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş
ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da
vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk
mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Madde 74- (1) Genel af, özel af ve şikayetten
vazgeçme, müsadere olunan şeylerin veya ödenen adlî
para cezasının geri alınmasını gerektirmez.
(2) Kamu davasının düşmesi, malların geri
alınması ve uğranılan zararın tazmini için açılan
şahsi hak davasını etkilemez.
(3) Cezanın düşmesi şahsi haklar, tazminat ve
yargılama giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez.
Ancak, genel af halinde yargılama giderleri de
istenemez.
Önödeme
Madde 75
- (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere,
yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun
maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı
üç ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı,
değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı
olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden
bulunacak miktarı,
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası
da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b)
bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para
cezasının aşağı sınırını,
–––––––––––––––––––––
(1) Bu başlıkta yer alan “, uzlaşma” ibaresi,
6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 2 nci
maddesiyle metinden çıkarılmıştır.
Sayfa 19
8985
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet
savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde
ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin
doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail,
hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci
fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı
yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu
davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına
giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava
açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin
değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça
dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı
üç ayı aşmayan hapis cezası veya adlî para
cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde
ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre
adlî para cezası esas alınarak belirlenir.
(5) Bu madde gereğince kamu davasının
açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakkın
istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye
ilişkin hükümleri etkilemez.
İKİNCİ KİTAP
Özel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Uluslararası Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım
Madde 76- (1) Bir planın icrası suretiyle,
milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen veya
kısmen yokedilmesi maksadıyla, bu grupların
üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin
işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kişilerin bedensel veya ruhsal
bütünlüklerine ağır zarar verme.
c) Grubun, tamamen veya kısmen yokedilmesi
sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması.
d) Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik
tedbirlerin alınması.
e) Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla
nakledilmesi.
(2) Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir. Ancak, soykırım
kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama
suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca
gerçek içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında
da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
İnsanlığa karşı suçlar
Madde 77- (1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal,
felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir
kesimine karşı bir plan doğrultusunda sistemli
olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kasten yaralama.
c) İşkence, eziyet veya köleleştirme.
d) Kişi hürriyetinden yoksun kılma.
Sayfa 20
8986
e) Bilimsel deneylere tabi kılma.
f) Cinsel saldırıda bulunma, çocukların cinsel
istismarı.
g) Zorla hamile bırakma.
h) Zorla fuhşa sevketme.
(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki fiilin
işlenmesi halinde, fail hakkında ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına; diğer bentlerde tanımlanan
fiillerin işlenmesi halinde ise, sekiz yıldan az
olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Ancak,
birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında
işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları
açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima
hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında
da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
Örgüt
Madde 78
- (1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları işlemek
maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
örgütlere üye olanlara beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında
da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti
Göçmen kaçakçılığı
Madde 79
- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi
menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan
yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede
kalmasına imkan sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına
çıkmasına imkan sağlayan,
Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve onbin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında
artırılır.
(3) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
İnsan ticareti
Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.)
Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak
veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının
verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir
veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak,
kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim
olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak
rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye
sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran,
bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya
da barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla
girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu
takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.
Sayfa 21
8987
(3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların
birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik
edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere
götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya
barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden
hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci
fıkrada belirtilen cezalar verilir.
(4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında
da güvenlik tedbirine hükmolunur.
İKİNCİ KISIM
Kişilere Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Hayata Karşı Suçlar
Kasten öldürme
Madde 81
- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis
cezası ile cezalandırılır.
Nitelikli haller
Madde 82
- (1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya
bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal
silah kullanmak suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya
kardeşe karşı,
e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından
kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye
karşı,
f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,
g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi
nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan
kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da
yakalanmamak amacıyla,(1)
i) (Ek: 29/6/2005 – 5377/9 md.) Bir suçu
işleyememekten dolayı duyduğu infialle,
j) Kan gütme saikiyle,(2)
k) Töre saikiyle,(2)
İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası ile cezalandırılır.
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir
icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla
meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu
tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet
veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer
olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul
edilebilmesi için, kişinin;
a) Belli bir icrai davranışta bulunmak
hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden
kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın
başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir
durum oluşturması,
Gerekir.
(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme
neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi
yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası
yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde
ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de
yapılmayabilir.
______________________
(1) Bu bentte yer alan “kolaylaştırmak”
ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve
5377 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle “ya da
yakalanmamak” ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Maddeye, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı
Kanunun 9 uncu maddesiyle (h) bendinden sonra gelmek
üzere (i) bendi eklendiğinden, diğer bentler buna
göre teselsül ettirilmiştir.
Sayfa 22
8988
İntihara yönlendirme(1)
Madde 84- (1) Başkasını intihara azmettiren,
teşvik eden, başkasının intihar kararını
kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi
bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi
dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden
kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 –
5377/10 md.)
(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını
algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan
kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir
veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara
mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu
tutulurlar.
Taksirle öldürme
Madde 85
- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi,
iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da
bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir
veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş
ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır. (2)
İKİNCİ BÖLÜM
Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Kasten yaralama (3)
Madde 86
- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına
neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten
yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit
bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif
olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi
nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Madde 87
- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin
işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun
vaktinden önce doğmasına,
––––––––––––––––––––––
(1) Bu maddenin başlığı “İntihar” iken,
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 10 uncu
maddesiyle "İntihara yönlendirme" şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddede yer alan “üç yıldan” ibareleri,
31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 3 üncü
maddesiyle “iki yıldan” şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
(3) Bu maddeye, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı
Kanunun 4 üncü maddesiyle ikinci fıkra eklenmiş,
ikinci fıkrasındaki "iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur." ibaresi "şikâyet aranmaksızın,
verilecek ceza yarı oranında artırılır." şeklinde
değiştirilmiş ve fıkra numaraları buna göre teselsül
ettirilmiştir.
Sayfa 23
8989
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek
ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç yıldan,
üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az
olamaz.(1)
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa
veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin
işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin
kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun
düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek
ceza, birinci fıkraya giren hallerde beş yıldan,
üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az
olamaz.(1)
(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten
yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına
neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat
fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar
artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana
gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına
giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü
fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onaltı
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2)
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi
(3
Madde 88- (1) Kasten yaralamanın ihmali
davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
ikisine kadar indirilebilir. Bu hükmün
uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla
işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde
bulundurulur.
Taksirle yaralama
Madde 89
- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya
sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına
neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin
işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce
doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen
ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa
veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin
işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin
kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen
ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına
neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle
yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması
şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına
giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle
işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.
–––––––––––––––––––
(1) Bu fıkralarda geçen “ikinci” ibareleri,
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 11 inci
maddesiyle “üçüncü” olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan “ikinci” ibaresi,
31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 5 inci
maddesiyle “üçüncü” şeklinde değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
(3) Bu madde başlığı “Daha az cezayı gerektiren
haller” iken, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı
Kanunun 6 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiş, sözkonusu maddenin birinci fıkrası
metinden çıkarılmış, ikinci fıkra birinci fıkra
olarak teselsül ettirilmiştir.
Sayfa 24
8990
İnsan üzerinde deney
Madde 90- (1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney
yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı
bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi
için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya
makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında
veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar
üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan
bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak
açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını
gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde
öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki
bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla
bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin
uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun
kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı
üzerindeki tehlikeye göre daha ağır basması,
g) Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında
yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan
rızanın yazılı olması ve herhangi bir menfaat
teminine bağlı bulunmaması,
Gerekir.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/7 md.) Çocuklar
üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu
gerektirmemesi için ikinci fıkrada aranan koşulların
yanı sıra;
a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel
verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından
bunların çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli
kılması,
b) Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi
rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin
yazılı muvafakatinin de alınması,
c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili
kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının
bulunması,
Gerekir.
(4) Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın
tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, bilinen
tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç
vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi üzerinde
yapılan rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun
tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu
gerektirmez. Açıklanan rızanın, denemenin mahiyet ve
sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı
olarak yazılı olması ve tedavinin uzman hekim
tarafından bir hastane ortamında yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi
sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde,
kasten yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel
kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Organ veya doku ticareti
Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı
olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan
dokuz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya
doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Organ veya doku satın alan, satan,
satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci
fıkrada belirtilen cezalara hükmolunur.
(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan
suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur.
(5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan
organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Sayfa 25
8991
(6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya
doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren
veya yayınlayan kişi, bir yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel
kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi
sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme
suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Zorunluluk hali
Madde 92- (1) Organ veya dokularını satan
kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar
göz önünde bulundurularak, hakkında verilecek cezada
indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
Etkin pişmanlık
Madde 93- (1) Organ veya dokularını satan kişi,
resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce
durumu merciine haber vererek suçluların
yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya
dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve diğer suçluların yakalanmasına hizmet
ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın,
yardımın niteliğine göre, dörtte birden yarısına
kadarı indirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşkence ve Eziyet
İşkence
Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla
bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı
çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin
etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak
davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında
üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe
kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı
görevi dolayısıyla,
İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde
gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer
kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi
halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim
yapılmaz.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence
Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin
işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
Sayfa 26
8992
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun
vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.
(2) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa
veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin
işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin
kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun
düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre
belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(3) İşkence fiillerinin vücutta kemik
kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat
fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İşkence sonucunda ölüm meydana gelmişse,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Eziyet
Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol
açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe
kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya
da eşe karşı,
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim
Yükümlülüğünün İhlâli
Terk
Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla
kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle
koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir
kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa
yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, neticesi
sebebiyle ağırlaşmış suç hükümlerine göre cezaya
hükmolunur.
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi
Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması
dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini
idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve
koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da
durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kişi, bir
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Sayfa 27
8993
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma
Çocuk düşürtme
Madde 99- (1) Rızası olmaksızın bir kadının
çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya
dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla
olan bir kadının çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan
dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza gösteren
kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada yazılı fiil kadının beden
veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına
neden olmuşsa, kişi altı yıldan oniki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının
ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İkinci fıkrada yazılı fiil kadının beden
veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına
neden olmuşsa, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne
neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on
haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun
yetkili olmayan bir kişi tarafından düşürtülmesi
halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer
fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından
işlendiği takdirde, bu fıkralara göre verilecek
ceza, yarı oranında artırılarak hükmolunur.
(6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe
kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak
ve kadının rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona
erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin
uzman hekimler tarafından hastane ortamında sona
erdirilmesi gerekir.
Çocuk düşürme
Madde 100- (1) Gebelik süresi on haftadan fazla
olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde,
bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.
Kısırlaştırma
Madde 101- (1) Bir erkek veya kadını rızası
olmaksızın kısırlaştıran kimse, üç yıldan altı yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiil,
kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir kimse
tarafından yapılırsa, ceza üçte bir oranında
artırılır.
(2) Rızaya dayalı olsa bile, kısırlaştırma
fiilinin yetkili olmayan bir kişi tarafından
işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
ALTINCI BÖLÜM
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
Cinsel saldırı
Madde
102 - (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin
vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun
şikayeti üzerine, iki yıldan yedi yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim
sokulması suretiyle işlenmesi durumunda, yedi yıldan
oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu
fiilin eşe karşı işlenmesi halinde, soruşturma ve
kovuşturmanın yapılması mağdurun şikayetine
bağlıdır.
Sayfa 28
8994
(3) Suçun;
a) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
b) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin
sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı
ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı,
d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından
birlikte,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilen cezalar yarı oranında artırılır.
(4) Suçun işlenmesi sırasında mağdurun
direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde
cebir kullanılması durumunda kişi ayrıca kasten
yaralama suçundan dolayı cezalandırılır.
(5) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh
sağlığının bozulması halinde, on yıldan az olmamak
üzere hapis cezasına hükmolunur.
(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi
veya ölümü halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasına hükmolunur.
Çocukların cinsel istismarı
Madde
103 - (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden
kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;
a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış
olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını
algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı
gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit,
hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı
olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
Anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair
bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi
durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/12 md.) Cinsel
istismarın üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan
hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici,
öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma
ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler
tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle veya birden fazla kişi
tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a)
bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehdit
kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve
şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine
neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh
sağlığının bozulması halinde, onbeş yıldan az
olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine
veya ölümüne neden olması durumunda, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Reşit olmayanla cinsel ilişki
Madde
104 - (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın,
onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide
bulunan kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (İptal: Ana.Mah.nin 23/11/2005 tarihli ve
E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile)
Sayfa 29
8995
Cinsel taciz
Madde
105 - (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak
taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine,
üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî
para cezasına hükmolunur.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/13 md.) Bu
fiiller; hiyerarşi, hizmet veya eğitim ve öğretim
ilişkisinden ya da aile içi ilişkiden kaynaklanan
nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya da aynı
işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan
yararlanılarak işlendiği takdirde, yukarıdaki
fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya
ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise, verilecek
ceza bir yıldan az olamaz.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hürriyete Karşı Suçlar
Tehdit
Madde
106 - (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel
dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir
zarara uğratacağından veya sair bir kötülük
edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti
üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para
cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale
koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel
işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin
oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten
yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza
verilir.
Şantaj
Madde
107 - (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir
şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir
kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi
yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya
zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine
veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin
şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki
hususların açıklanacağı veya isnat edileceği
tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya
göre cezaya hükmolunur.
Cebir
Madde
108 - (1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya
da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir
kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten
yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden
yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Madde
109 - (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak
bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden
yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği
sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki
yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Sayfa 30
8996
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi
nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,
f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından
kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli
bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne
kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı
oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında
kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle
ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda,
ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
Etkin pişmanlık
Madde
110 - (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu
işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya
başlanmadan önce mağdurun şahsına zararı
dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde
serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine kadarı
indirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 111- (1) Tehdit, şantaj, cebir veya
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının
işlenmesi sonucunda yararına haksız menfaat sağlanan
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Eğitim ve öğretimin engellenmesi
Madde
112 - (1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya
da hukuka aykırı başka bir davranışla;
a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının
verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü
eğitim ve öğretim faaliyetlerine,
b) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları
binalara veya bunların eklentilerine girilmesine
veya orada kalınmasına,
Engel olunması halinde, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi
Madde 113- (1) Cebir veya tehdit kullanılarak
ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, kamu
kurumu faaliyetinin yürütülmesine engel olunması
halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi
Madde 114- (1) Bir kimseye karşı;
a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya,
siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya
katılmamaya, siyasi partiden veya siyasi parti
yönetimindeki görevinden ayrılmaya,
b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday
olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,
Sayfa 31
8997
Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka
aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin
faaliyetlerinin engellenmesi halinde, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin
kullanılmasını engelleme
Madde 115- (1) Cebir veya tehdit kullanarak,
bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç,
düşünce ve kanaatlerini açıklamaya veya değiştirmeye
zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan
meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Dini ibadet ve ayinlerin toplu olarak
yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da
hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi
halinde, yukarıdaki fıkraya göre ceza verilir.
Konut dokunulmazlığının ihlali
Madde
116 - (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun
eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza
ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun
şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci
fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya
gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler
dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında
işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik
birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya
işyerinin birden fazla kişi tarafından ortak
kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası
varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.
Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca
yönelik olması gerekir.
(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak
suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
Madde
117 - (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da
hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma
hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti
halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî
para cezası verilir.
(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve
bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri
ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir
şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya
bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile
bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi
kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya
yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası
verilir.
(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara
düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya
bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı
ceza verilir.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya
işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya
evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında
anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin
durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına
neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis
cezası verilir.
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi
Madde 118- (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya
üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine
katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika
yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak
amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Sayfa 32
8998
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka
aykırı başka bir davranışla bir sendikanın
faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ortak hüküm
Madde
119 - (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi,
kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi
hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç,
düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını
engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve
çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale
koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel
işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin
oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye
kullanılmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat
artırılır.
(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten
yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Haksız arama
Madde 120- (1) Hukuka aykırı olarak bir
kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu
görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi
Madde 121- (1) Kişinin belli bir hakkı
kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği
dilekçenin hukuki bir neden olmaksızın kabul
edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar
hapis cezasına hükmolunur.
Ayırımcılık
Madde 122- (1) Kişiler arasında dil, ırk, renk,
cinsiyet, özürlülük, siyasi düşünce, felsefi inanç,
din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yaparak;
(1)
a) Bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını,
devrini veya bir hizmetin icrasını veya hizmetten
yararlanılmasını engelleyen veya kişinin işe
alınmasını veya alınmamasını yukarıda sayılan
hallerden birine bağlayan,
b) Besin maddelerini vermeyen veya kamuya arz
edilmiş bir hizmeti yapmayı reddeden,
c) Kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte
bulunmasını engelleyen,
Kimse hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis
veya adlî para cezası verilir.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak
maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi,
gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı
başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun
şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir.
Haberleşmenin engellenmesi
Madde 124- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin
hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.
(2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi
hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve yayın organının
yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi
halinde, ikinci fıkra hükmüne göre cezaya
hükmolunur.
__________________
(1) 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Kanunun 41
inci maddesiyle, bu fıkrada geçen "dil, ırk, renk,
cinsiyet," ibaresinden sonra gelmek üzere
"özürlülük," ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 33
8999
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Şerefe Karşı Suçlar
Hakaret
Madde
125 - (1) Bir kimseye onur, şeref ve
saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir
fiil veya olgu isnat eden (…) (1) veya sövmek
suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına
saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun
gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin
en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı
veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde,
yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce
ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden,
yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve
yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal
sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan
az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.)
Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri
oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul
hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden
dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu
oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu
durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri
uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
Madde 126- (1) Hakaret suçunun işlenmesinde
mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü
kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve
mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda
duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi
belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.
İsnadın ispatı
Madde 127- (1) İsnat edilen ve suç oluşturan
fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza
verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında
kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde,
isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde
isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan
fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu
yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı
olmasına bağlıdır.
(2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye
hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.
İddia ve savunma dokunulmazlığı
Madde 128- (1) Yargı mercileri veya idari
makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru,
iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili
olarak somut isnadlarda ya da olumsuz
değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza
verilmez. Ancak, bunun için isnat ve
değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara
dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.
___________________
(1) Bu arada yer alan "ya da yakıştırmalarda
bulunmak" ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı
Kanunun 15 inci maddesiyle madde metinden
çıkrılmıştır.
Sayfa 34
9000
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
Madde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile
tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten
de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki
olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi
halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her
ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine
kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret
Madde 130- (1) Bir kimsenin öldükten sonra
hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret
eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin
alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında
artırılır.
(2) Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya
kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında
tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu
Madde
131 - (1) Kamu görevlisine karşı görevinden
dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması
ve kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya
suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş
ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu,
eş veya kardeşleri tarafından şikayette
bulunulabilir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı
Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlal
Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin
gizliliğini ihlal eden kimse, altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme
içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini
hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin
içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın alenen
ifşa eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Kişiler arasındaki haberleşmelerin
içeriğinin basın ve yayın yolu ile yayınlanması
halinde, ceza yarı oranında artırılır.
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve
kayda alınması
Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan
konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası
olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses
alma cihazı ile kaydeden kişi, iki aydan altı aya
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi,
diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı
ile kayda alan kişi, altı aya kadar hapis veya adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerden
biri işlenerek elde edildiği bilinen bilgilerden
yarar sağlayan veya bunları başkalarına veren veya
diğer kişilerin bilgi edinmelerini temin eden kişi,
altı aydan iki yıla kadar hapis ve bin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu konuşmaların
basın ve yayın yoluyla yayınlanması halinde de, aynı
cezaya hükmolunur.
Sayfa 35
9001
Özel hayatın gizliliğini ihlal
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının
gizliliğini ihlal eden kimse, altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin
kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde,
cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü
veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin basın
ve yayın yoluyla işlenmesi halinde, ceza yarı
oranında artırılır.
Kişisel verilerin kaydedilmesi
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel
verileri kaydeden kimseye altı aydan üç yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Kişilerin siyasi, felsefi veya dini
görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak
ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık
durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin
bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele
geçirme
Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı
olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren
kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Nitelikli haller
Madde 137- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan
suçların;
a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin
verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle,
b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı
kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
Verileri yok etmeme
Madde 138- (1) Kanunların belirlediği sürelerin
geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok
etmekle yükümlü olanlara görevlerini yerine
getirmediklerinde altı aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir.
Şikayet
Madde 139- (1) Kişisel verilerin kaydedilmesi,
verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan
suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlıdır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 140- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan
suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Malvarlığına Karşı Suçlar
Hırsızlık
Madde
141 - (1) Zilyedinin rızası olmadan
başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya
başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu
yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji
de, taşınır mal sayılır.
Sayfa 36
9002
Nitelikli hırsızlık
Madde
142 - (1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve
kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde
bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis
edilen eşya hakkında,
b) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla
birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya
eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya
hakkında,
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı
içinde veya bunların belli varış veya kalkış
yerlerinde bulunan eşya hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana
getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek
maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği
açıkta bırakılmış eşya hakkında,
f) Elektrik enerjisi hakkında,
İşlenmesi hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda
olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak
suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların
meydana getirdiği korku veya kargaşadan
yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit
anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak
suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması
suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi
olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) Barınak yerlerinde, sürüde veya açık
yerlerde bulunan büyük veya küçük baş hayvan
hakkında,
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b)
bendinde belirtilen surette, beden veya ruh
bakımından kendisini savunamayacak durumda olan
kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
biri oranına kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji
hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya
depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde,
ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Bu fiilin bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde,
onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık
suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının
ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi
halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve
kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.
Suçun gece vakti işlenmesi
Madde
143 - (1) Hırsızlık suçunun gece vakti
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar
artırılır.
Daha az cezayı gerektiren haller
Madde
144 - (1) Hırsızlık suçunun;
a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal
üzerinde,
b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil
amacıyla,
İşlenmesi halinde, şikayet üzerine, fail
hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî
para cezasına hükmolunur.
Malın değerinin az olması
Madde
145 - (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.)
Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin
azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve
özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.
Sayfa 37
9003
Kullanma hırsızlığı
Madde 146- (1) Hırsızlık suçunun, malın geçici
bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere
işlenmesi halinde, şikayet üzerine, verilecek ceza
yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç
işlemek için kullanılmış olması halinde bu hüküm
uygulanmaz.
Zorunluluk hâli
Madde
147 - (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir
ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın
özelliğine göre, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
Yağma
Madde
148 - (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel
dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla
büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit
ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya
malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,
altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun,
kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir
senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını
açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin
alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet
haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya
var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı
koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza
verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini
bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de,
yağma suçunda cebir sayılır.
Nitelikli yağma
Madde
149 - (1) Yağma suçunun;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale
koyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Yol kesmek suretiyle ya da konut veya
işyerinde,
e) Beden veya ruh bakımından kendisini
savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin
oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
h) Gece vaktinde,
İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten
yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Daha az cezayı gerektiren hâl
Madde
150 - (1) Kişinin bir hukuki ilişkiye
dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir
kullanması halinde, ancak tehdit veya kasten
yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın
değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte
birden yarıya kadar indirilebilir.(1)
_______________________
(1) Bu fıkrada yer alan “indirilir” ibaresi,
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 17 inci
maddesiyle “indirilebilir” şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Sayfa 38
9004
Mala zarar verme
Madde
151 - (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz
malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok
eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten
kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı
öldüren, işe yaramayacak hale getiren veya değerinin
azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra
hükmü uygulanır.
Mala zarar vermenin nitelikli halleri
Madde
152 - (1) Mala zarar verme suçunun;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu
hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına
ayrılmış yer, bina, tesis veya diğer eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer
felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü
eşya veya tesis hakkında,
c) Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç,
nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan
veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya
afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt hallerinde işverenlerin
veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya
konfederasyonlarının maliki olduğu veya kullanımında
olan bina, tesis veya eşya hakkında,
f) Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki
olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya
hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç
almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına
olarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan
altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Mala zarar verme suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde
kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya
taşkına neden olmak suretiyle,
c) Radyasyona maruz bırakarak, nükleer,
biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza iki katına
kadar artırılır.
İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme
Madde 153- (1) İbadethanelere, bunların
eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara,
bunların üzerindeki yapılara, mezarlıklardaki
tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak
yapılan yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak
suretiyle zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve
yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin,
ilgili dini inanışı benimseyen toplum kesimini
tahkir maksadıyla işlenmesi halinde, verilecek ceza
üçte biri oranında artırılır.
Hakkı olmayan yere tecavüz
Madde
154 - (1) Bir hakka dayanmaksızın kamuya
veya özel kişilere ait taşınmaz mal veya
eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen
işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan
veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa
yararlanmasına engel olan kimseye, altı aydan üç
yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası
verilir.
Sayfa 39
9005
(2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya
öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk
edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol
ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen
zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya
sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı
cezalar uygulanır.
(3) Kamuya veya özel kişilere ait suların
mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada
yazılı cezalar uygulanır.
Güveni kötüye kullanma
Madde
155 - (1) Başkasına ait olup da, muhafaza
etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere
zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde,
kendisinin veya başkasının yararına olarak,
zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan
veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet
üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî
para cezası ile cezalandırılır.(1)
(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet
ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa
olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin
gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında
işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis
ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Bedelsiz senedi kullanma
Madde 156- (1) Bedelsiz kalmış bir senedi
kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki
yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.
Dolandırıcılık
Madde
157 - (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi
aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak,
kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
Madde
158 - (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi
suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum
veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından
yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek
kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek
tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına
olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi
kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı
kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da
şirket adına hareket eden kişilerin ticari
faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından,
mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin
kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis
edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak
maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
İşlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına
hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.)
Ancak, (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hâllerde
hapis cezasının alt sınırı üç yıldan, adlî para
cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki
katından az olamaz.
__________________
(1) Bu fıkrada geçen "Başkasına ait olup da,"
ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve
5377 sayılı Kanunun 18 inci maddesiyle "muhafaza
etmek veya" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 40
9006
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan,
onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli
bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki
fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde 159- (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki
ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi
halinde, şikayet üzerine, altı aydan bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya
üzerinde tasarruf
Madde 160- (1) Kaybedilmiş olması nedeniyle
malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata
sonucu ele geçirilen eşya üzerinde, iade etmeksizin
veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin,
malik gibi tasarrufta bulunan kişi, şikayet üzerine,
bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Hileli iflâs
Madde 161- (1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik
hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli
tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş
olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı
için;
a) Alacaklıların alacaklarının teminatı
mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi
veya değerinin azalmasına neden olunması,
b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik
tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari
defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok
edilmesi,
c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi
olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş
gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge
düzenlenmesi,
d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya
sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az
gösterilmesi,
Gerekir.
Taksirli iflas
MADDE 162- (1) Tacir olmanın gerekli kıldığı
dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa
sebebiyet veren kişi, iflasa karar verilmiş olması
halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Karşılıksız yararlanma
Madde
163 - (1) Otomatlar aracılığı ile sunulan ve
bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir
hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kişi, iki aydan
altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Telefon hatları ile frekanslarından veya
elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya
şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin
rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi
Madde 164- (1) Bir şirket veya kooperatifin
kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya
yönetim veya denetim kurulu üyeleri veya tasfiye
memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya yaptıkları
beyanlarda veya genel kurula sundukları raporlarda
veya önerilerde ilgililerin zarara uğramasına neden
olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler
verecek veya verdirtecek olurlarsa altı aydan üç
yıla kadar hapis veya bin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılırlar.
Sayfa 41
9007
Suç eşyasının satın alınması veya kabul
edilmesi
Madde
165 - (1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen
eşyayı satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan
üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Bilgi vermeme
Madde 166- (1) Bir hukuki ilişkiye dayalı
olarak elde ettiği eşyanın, esasında suç işlemek
suretiyle veya suç işlemek dolayısıyla elde
edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu takibe yetkili
makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan
kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim
yapılmasını gerektiren şahsi sebep
Madde
167 - (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu
bölümde yer alan suçların;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş
eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede
kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya
evlatlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden
birinin,
Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili
akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı
verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber
yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber
yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya
ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak
işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet
üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.
Etkin pişmanlık
Madde
168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye
kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli
iflâs ve karşılıksız yararlanma suçları
tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında
kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin
veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya
tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde,
verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan
sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi
halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık
gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya
giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren
hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin
pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca
mağdurun rızası aranır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 169- (1) Hırsızlık, güveni kötüye
kullanma ve dolandırıcılık suçlarının işlenmesi
suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Topluma Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Tehlike Yaratan Suçlar
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Madde
170 - (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da
kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek
tarzda;
a) Yangın çıkaran,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ
düşmesine, sel veya taşkına neden olan,
Sayfa 42
9008
c) Silahla ateş eden veya patlayıcı madde
kullanan,
Kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ
düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan
kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
Madde
171 - (1) Taksirle;
a) Yangına,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ
düşmesine, sel veya taşkına,
Neden olan kişi, fiilin başkalarının hayatı,
sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması
halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Radyasyon yayma
Madde 172- (1) Bir başkasını, sağlığını bozmak
amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli
olacak surette, radyasyona tabi tutan kişi, üç
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Birinci fıkradaki fiilin belirsiz sayıda
kişilere karşı işlenmiş olması halinde, beş yıldan
az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya
malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli
olacak biçimde radyasyon yayan veya atom
çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Radyasyon yayılmasına veya atom
çekirdeklerinin parçalanması sürecine, bir
laboratuvar veya tesisin işletilmesi sırasında
gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak
neden olan kişi, fiilin bir başkasının hayatı,
sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar
vermeye elverişli olması halinde, altı aydan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme
Madde
173 - (1) Atom enerjisini serbest bırakarak
bir patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatı,
sağlığı veya malvarlığı hakkında önemli ölçüde
tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az
olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiilin
taksirle işlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak
bulundurulması veya el değiştirmesi
Madde 174- (1) Yetkili makamlardan gerekli izni
almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı,
yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa
yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik
maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke içinde bir
yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden,
satan, satın alan veya işleyen kişi, üç yıldan sekiz
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni
olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren maddelerin
imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli
olan malzeme ve teçhizatı ihraç eden kişi de aynı
ceza ile cezalandırılır.
(2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil
edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi
satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi
hakkında, kullanılış amacı gözetilerek, bir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Sayfa 43
9009
Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim
yükümlülüğünün ihlali
Madde 175- (1) Akıl hastası üzerindeki bakım ve
gözetim yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı
veya malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek
şekilde ihmal eden kişi, altı aya kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır.
İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına
uymama
Madde
176 - (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti
sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü
açısından gerekli olan tedbirleri almayan kişi, üç
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest
bırakılması
Madde 177- (1) Gözetimi altında bulunan hayvanı
başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından
tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya
bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren
kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
İşaret ve engel koymama
Madde 178- (1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde
yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan
doğan tehlikeyi önlemek için gerekli işaret veya
engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya
engelleri kaldıran ya da bunların yerini değiştiren
kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Madde
179 - (1) Kara, deniz, hava veya demiryolu
ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için
konulmuş her türlü işareti değiştirerek,
kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden
kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış,
kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya
da teknik işletim sistemine müdahale ederek,
başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı
bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir
yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım
araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı
açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare
eden kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da
başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve
idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan
kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma
Madde
180 - (1) Deniz, hava veya demiryolu
ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından bir tehlikeye taksirle neden
olan kimseye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Çevreye Karşı Suçlar
Çevrenin kasten kirletilmesi
Madde 181- (1) İlgili kanunlarla belirlenen
teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar
verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya
veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sayfa 44
9010
(2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye
sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya
havada kalıcı özellik göstermesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar
artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan
fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi
zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme
yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin
doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili
olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak
üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü
fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel kişiler
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Çevrenin taksirle kirletilmesi
Madde 182- (1) Çevreye zarar verecek şekilde,
atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya
verilmesine taksirle neden olan kişi, adlî para
cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların,
toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması
halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor
hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin
körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal
özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıkların toprağa,
suya veya havaya taksirle verilmesine neden olan
kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Gürültüye neden olma
Madde 183- (1) İlgili kanunlarla belirlenen
yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin
sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde
gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
İmar kirliliğine neden olma
Madde
184 - (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya
ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi,
bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan
inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik,
su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden
kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda
herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden
kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri
ancak belediye sınırları içinde veya özel imar
rejimine tabi yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı
olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına
ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde, bir ve
ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası
açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum
olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) (Ek : 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve
üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce
yapılmış yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.
Sayfa 45
9011
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar
Zehirli madde katma
Madde 185- (1) İçilecek sulara veya yenilecek
veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her
çeşit besin veya şeylere zehir katarak veya başka
suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve
sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin
dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi
halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların
ticareti
Madde 186- (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını
tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş
her tür yenilecek veya içilecek şeyleri veya
ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir
yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne kadar
adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne dayalı olarak
yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında
artırılır.
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye
sokacak biçimde ilaç yapma veya satma
Madde 187- (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını
tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan
kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para
cezası verilir.
(2) Bu suçun tabip veya eczacı tarafından ya da
resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve
sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde,
verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
Madde
188 - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal
veya ihraç eden kişi, on yıldan az olmamak üzere
hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı
fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak
nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan
yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen
kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda
hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız
veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa
arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden,
depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi,
beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin eroin,
kokain, morfin veya bazmorfin olması halinde,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.(2)
(5) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların,
suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı
yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı
olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran
her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar
hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22
md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar
indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla
birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde
kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların
iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal
eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden,
depolayan veya ihraç eden kişi, dört yıldan az
olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.(1)
_________________________
(1) Bu fıkralarda geçen "nakleden" ibaresinden
önce gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı
Kanunun 22 nci maddesiyle, "sevk eden," ibaresi
eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada geçen "uyuşturucu" ibaresinden
sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı
Kanunun 22 nci maddesiyle "veya uyarıcı" ibaresi
eklenmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 46
9012
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş
tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru,
laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı,
sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza
ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 189- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi
hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma
Madde
190 - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak
önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına
bilgi veren,
Kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte
yayın yapan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.(1)
(3) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş
tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru,
laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı,
sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza
ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(1)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde
satın almak, kabul etmek veya bulundurmak
Madde
191 - (Değişik: 6/12/2006 – 5560/7 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi,
bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı açılan davada mahkeme,
birinci fıkraya göre hüküm vermeden önce uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye
ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla
birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi
hakkında, denetimli serbestlik tedbirine karar
verebilir.
(3) Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik
tedbirine karar verilen kişi, belirlenen kurumda
uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik
tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlüdür.
Hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen
kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir.
Bu uzman, güvenlik tedbirinin uygulama süresince,
kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin
kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında
bilgilendirir, kişiye sorumluluk bilincinin
gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol
gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında
üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hâkime
verir.
(4) Tedavi süresince devam eden denetimli
serbestlik tedbirine, tedavinin sona erdiği tarihten
itibaren bir yıl süreyle devam olunur. Denetimli
serbestlik tedbirinin uygulanma süresinin
uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu durumda
süre üç yıldan fazla olamaz.
(5) Tedavinin ve denetimli serbestlik
tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında
açılmış olan davanın düşmesine karar verilir. Aksi
takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilir.
(6) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan
kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya
bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da
iki ilâ dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye
ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulabilir.
Bu durumda, hükmolunan cezanın infazı ertelenir.
Ancak, bunun için kişi hakkında bu suç nedeniyle
önceden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine
karar verilmemiş olması gerekir.
(7) Kişinin mahkûm olduğu ceza, tedavinin ve
denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun
davranması halinde, infaz edilmiş sayılır; aksi
takdirde, derhal infaz edilir.
___________________________
(1) 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 23
üncü maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrası üçüncü
fıkra, üçüncü fıkrası ise ikinci fıkra olarak
değiştirilmiştir.
Sayfa 47
9013
Etkin pişmanlık
Madde
192 - (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal
ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi
makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç
ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber
verirse, verilen bilginin suç ortaklarının
yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin
ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi,
resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu
maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini
merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını
veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü
olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer
suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden
kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine
göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan
kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya
bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce
resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini
isterse, cezaya hükmolunmaz.
Zehirli madde imal ve ticareti
Madde 193- (1) İçeriğinde zehir bulunan ve
üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı
olan maddeyi izinsiz olarak üreten, bulunduran,
satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Sağlık için tehlikeli madde temini
Madde 194- (1) Sağlık için tehlike
oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl
hastalarına veya uçucu madde kullananlara veren veya
tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı
davranma
Madde 195- (1) Bulaşıcı hastalıklardan birine
yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin
bulunduğu yerin karantina altına alınmasına dair
yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi,
iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Usulsüz ölü gömülmesi
Madde 196- (1) Ölü gömülmesine ayrılan
yerlerden başka yerlere ölü gömen veya gömdüren
kişi, altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kamu Güvenine Karşı Suçlar
Parada sahtecilik
Madde
197 - (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde
kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak
üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya
tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Sayfa 48
9014
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bu
niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Paraya eşit sayılan değerler
Madde 198- (1) Devlet tarafından ihraç edilip
de hamiline yazılı bonolar, hisse senetleri,
tahviller ve kuponlar, yetkili kurumlar tarafından
çıkarılmış olup da kanunen tedavül eden senetler,
tahviller ve evrak ile milli ziynet altınları, para
hükmündedir.
Kıymetli damgada sahtecilik
Madde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak
üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya
tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis
ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı
bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar
hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği kıymetli
damgayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi,
bir aydan altı aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Damgalı kağıtlar, damga ve posta pulları ve
muayyen bir miktar vergi veya harcın ödendiğini
belgelemek amacıyla kullanılan pullar, kıymetli
damga sayılır.
Para ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan
araçlar
Madde 200- (1) Paralarla kıymetli damgaların
üretiminde kullanılan alet veya malzemeyi izinsiz
olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın
alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, bir yıldan
dört yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Etkin pişmanlık
Madde 201- (1) Sahte olarak para veya kıymetli
damga üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden
veya kabul eden kişi, bu para veya kıymetli
damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç
ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya
kıymetli damgaların üretildiği veya saklandığı
yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen
para veya kıymetli damgaların ele geçirilmesini
sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Sahte para veya kıymetli damga üretiminde
kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten,
ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan, kabul
eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç
ortaklarını ve bu malzemenin üretildiği veya
saklandığı yerleri ilgili makama haber verirse,
verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve
bu malzemenin ele geçirilmesini sağlaması halinde,
hakkında cezaya hükmolunmaz.
Mühürde sahtecilik
Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından
kullanılan mührü sahte olarak üreten veya kullanan
kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca
kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mührü sahte
olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Mühür bozma
Madde
203 - (1) Kanun veya yetkili makamların emri
uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının
aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü
kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden
kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Sayfa 49
9015
Resmi belgede sahtecilik
Madde
204 - (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak
düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını
aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi
belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu
resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek
bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde
değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen
veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği
sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge
niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı
oranında artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Madde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan,
yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu
görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Madde
206 - (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek
yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda
bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır.
Özel belgede sahtecilik
Madde
207 - (1) Bir özel belgeyi sahte olarak
düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını
aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini
bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne
göre cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 208. - (1) Gerçek bir özel belgeyi bozan,
yok eden veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Açığa imzanın kötüye kullanılması
Madde
209 - (1) Belirli bir tarzda doldurulup
kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve
kısmen veya tamamen boş bir kağıdı, verilme
nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet
üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir
kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde
bulundurup da hukuki sonuç doğuracak şekilde
dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre
cezalandırılır.
Resmi belge hükmünde belgeler
Madde
210 - (1) Özel belgede sahtecilik suçunun
konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi,
emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya
vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik
suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş
tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık
mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin
kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun
veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik
taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik
hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Sayfa 50
9016
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde
211 - (1) Bir hukuki ilişkiye dayanan
alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi
amacıyla belgede sahtecilik suçunun işlenmesi
halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.
İçtima
Madde
212 - (1) Sahte resmi veya özel belgenin bir
başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması
halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı
ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Kamu Barışına Karşı Suçlar
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla
tehdit
Madde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve
panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya
cinsel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından
alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek
ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı
oranına kadar artırılabilir.
Suç işlemeye tahrik
Madde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte
bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı
silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden
kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde,
tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıyla
cezalandırılır.
Suçu ve suçluyu övme
Madde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya
işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven
kimse, iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama
Madde
216 - (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din,
mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere
sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve
düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu
güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin
ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk,
din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına
dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini
değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu
barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Kanunlara uymamaya tahrik
Madde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen
tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya
elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Ortak hüküm
Madde 218- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/25
md.) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların basın
ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza
yarı oranına kadar artırılır. Ancak, haber verme
sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan
düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
Sayfa 51
9017
Görev sırasında din hizmetlerini kötüye
kullanma
Madde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham
gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında
alenen hükümet idaresini ve Devlet kanunlarını ve
hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan
bir seneye kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden
biri işbu sıfattan bilistifade hükümetin idaresini
ve kanun ve nizam ve emirleri ve dairelerden birine
ait olan vazife ve salahiyeti takbih ve tezyife veya
halkı kanunlara yahut hükümet emirlerini icraya veya
memuru memuriyetinin vazifesi icabına karşı
itaatsizliğe tahrik ve teşvik edecek olursa üç aydan
iki seneye kadar hapse ve adlî para cezası ve
müebbeden veya muvakkaten bilfiil o vazifeyi icradan
ve onun menfaat ve aidatını almaktan memnuiyetine
hükmolunur.
(3) Kendi sıfatlarından istifade ederek kanuna
göre kazanılmış olan haklara muhalif iş ve sözlerde
bulunmaya, bir kimseyi icbar ve ikna eden din reis
ve memurları hakkında dahi baladaki fıkrada yazılı
ceza tertip olunur.
(4) Bunlardan biri dini sıfatından istifade
ederek, birinci fıkrada yazılı fiillerden başka bir
cürüm işlerse altıda bir miktarı çoğaltılmak
şartıyla o cürüm için kanunda yazılı olan ceza ile
mahkûm olur.
(5) Şu kadar ki kanun işbu sıfatı esasen
nazarıitibara almış ise cezayı çoğaltmaya mahal
yoktur.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
Madde
220 - (1) Kanunun suç saydığı fiilleri
işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler,
örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç
ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli
olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı
için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte
üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden
yarısına kadar artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da
cezaya hükmolunur.
(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca
fail olarak cezalandırılır.
(6) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına
suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan
dolayı cezalandırılır.
(7) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil
olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek
yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır.
(8) Örgütün veya amacının propagandasını yapan
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
Sayfa 52
9018
Etkin pişmanlık
Madde
221 - (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün
amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü
dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını
sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti
çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak
etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını
ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir
suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt
üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya
mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli
bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten
veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte
örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve
isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim
olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde
işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde,
hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye
olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu
bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde,
hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte
birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.(1)
(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler
hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik
tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik
tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.
(6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında,
bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla
uygulanmaz.
Şapka ve Türk harfleri
Madde
222 - (1) 25.11.1925 tarihli ve 671 sayılı
Şapka İktisası Hakkında Kanunla, 1.11.1928 tarihli
ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki
Hakkında Kanunun koyduğu yasaklara veya
yükümlülüklere aykırı hareket edenlere iki aydan
altı aya kadar hapis cezası verilir.
ALTINCI BÖLÜM
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı
Suçlar
Ulaşım araçlarının kaçırılması veya
alıkonulması
Madde 223- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya
da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım
aracının hareket etmesini engelleyen, bu aracı
hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu
yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım
aracı olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(3) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka
aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının
hareket etmesini engelleyen veya bu aracı gitmekte
olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin
hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca
cezaya hükmolunur.
(5) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten
yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik
bölgedeki sabit platformların işgali
Madde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır
ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir
veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir
davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü
altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
______________________
(1) Bu fıkrada geçen "örgüte üye olan"
ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve
5377 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle "ya da üye
olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya
örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden" ibaresi
eklenmiştir.
Sayfa 53
9019
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin
hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca
cezaya hükmolunur.
(3) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten
yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Genel Ahlaka Karşı Suçlar
Hayasızca hareketler
Madde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan
veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Müstehcenlik
Madde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü,
yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da
bunların içeriğini gösteren, okuyan, okutan veya
dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların
girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen
gösteren, görülebilecek şekilde sergileyen, okuyan,
okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek
şekilde satışa veya kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus
alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan
veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları
yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya
dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın
ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına
aracılık eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren
ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi, beş
yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye
sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının
kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş
insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan
yapılan cinsel davranışlara ilişkin yazı, ses veya
görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan,
satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan,
başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi,
bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin
içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya
yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların
görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi,
altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle;
üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması
engellenmek koşuluyla, sanatsal ve edebi değeri olan
eserler hakkında uygulanmaz.
Sayfa 54
9020
Fuhuş
Madde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun
yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya
barındıran ya da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi,
dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu suçun
işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de
tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu
kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya
yer temin eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar
hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından
yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin
sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.
(3) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya
da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa
sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi
hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarısından iki katına kadar artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların
eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlat edinen,
vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruma ve gözetim
yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da
kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz
kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil
edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
(7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye veya
psikolojik terapiye tâbi tutulabilir. (1)
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama
Madde 228- (1) Kumar oynanması için yer ve
imkan sağlayan kişi, bir yıla kadar hapis ve adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan
sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında
artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(4) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç
amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı
olduğu oyunlardır.
Dilencilik
Madde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh
bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan
kimseleri dilencilikte araç olarak kullanan kişi,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın
hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde
işlenmiş olması halinde, verilecek ceza bir kat
artırılır.
–––––––––––––––––––––––
(1) Bu fıkrada yer alan “ tedavi veya terapiye
tabi tutulur.” ibaresi, 6/12/2006 tarihli ve 5560
sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle "tedaviye veya
psikolojik terapiye tâbi tutulabilir." Şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 55
9021
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Aile Düzenine Karşı Suçlar
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel
tören
Madde
230 - (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla
evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli
olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi
yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir
başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, üç aydan
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan
dolayı zamanaşımı, evlenmenin iptali kararının
kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
(5) Aralarında evlenme olmaksızın, evlenmenin
dinsel törenini yaptıranlar hakkında iki aydan altı
aya kadar hapis cezası verilir. Ancak, medeni nikah
yapıldığında kamu davası ve hükmedilen ceza bütün
sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) Evlenme akdinin kanuna göre yapılmış
olduğunu gösteren belgeyi görmeden bir evlenme için
dinsel tören yapan kimse hakkında iki aydan altı aya
kadar hapis cezası verilir.
Çocuğun soybağını değiştirme
Madde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren
veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak,
sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla
karışmasına neden olan kişi, bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Kötü muamele
Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı
kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan
kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek,
okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya
sanat öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde,
sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin
yetkisini kötüye kullanan kişiye, bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
Madde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım,
eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine
getirmeyen kişi, şikayet üzerine, bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli
birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış
bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz
durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
(3) Velayet hakları kaldırılmış olsa da,
itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı
maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve
hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı
nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını
ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
Madde 234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış
olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan
hısmının, onaltı yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli,
vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin
yanından cebir veya tehdit kullanmaksızın kaçırması
veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
Sayfa 56
9022
(2) Fiil cebir veya tehdit kullanılarak
işlenmiş ya da çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş
ise ceza bir katı oranında artırılır.
(3) (Ek: 6/12/2006 – 5560/10 md.) Kanunî
temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk
eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya
yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin
yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar
İhaleye fesat karıştırma
Madde
235 - (1) Kamu kurum veya kuruluşları adına
yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da
kiralamalara ilişkin ihalelere ve yapım ihalelerine
fesat karıştıran kişi, beş yıldan oniki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. (1)
(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat
karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına
sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki
işlemlere katılmalarını engellemek,
2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına
sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını
sağlamak,
3. Teklif edilen malları, şartnamesinde
belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip
olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak,
4. Teklif edilen malları, şartnamesinde
belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip
olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.
b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına
veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken
bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak.
c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da
hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma
yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin
ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını
engellemek.
d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan
kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı
etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma
yapmaları.
(3) İhaleye fesat karıştırma sonucunda ilgili
kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar
meydana gelmiş ise, ceza yarı oranında artırılır.
Zararın meydana gelmiş olduğu sabit olmakla birlikte
miktarının belirlenememiş olması, bu fıkra hükmünün
uygulanmasını engellemez.
(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla
menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu
nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.
(5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum
veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya
eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının
iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde
faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan
dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya
hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara
fesat karıştırılması halinde de uygulanır.
Edimin ifasına fesat karıştırma
Madde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları,
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
bunların iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların
bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu
yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere
karşı taahhüt altına girilen edimin ifasına fesat
karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
–––––––––––––––––––––––
(1) Bu fıkrada yer alan "ihalelere" ibaresi,
31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 9 uncu
maddesiyle "ihaleler ile yapım ihalelerine" şeklinde
değiştirilmiştir ve metne işlenmiştir.
Sayfa 57
9023
(2) Aşağıdaki fiillerin hileli olarak yapılması
halinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:
a) İhale kararında veya sözleşmede evsafı
belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul
edilmesi.
b) İhale kararında veya sözleşmede belirtilen
miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.
c) Edimin ihale kararında veya sözleşmede
belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde
ifa edilmiş gibi kabul edilmesi.
d) Yapım ihalelerinde eserin veya kullanılan
malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen
şartlara, miktar veya niteliklere uygun olmamasına
rağmen kabul edilmesi.
e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında
veya sözleşmede belirtilen şartlara göre
verilmemesine veya eksik verilmesine rağmen verilmiş
gibi kabul edilmesi.
(3) Edimin ifasına fesat karıştırma dolayısıyla
menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu
nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar.
Fiyatları etkileme
Madde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin
veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu
doğurabilecek bir şekilde ve bu maksatla yalan haber
veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran
kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para
cezası verilir.
(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri
veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza
üçte biri oranında artırılır.
(3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa tellalı
ise ceza ayrıca sekizde bir oranında artırılır.
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma
Madde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine
getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu
hizmeti veya genel bir felaketin önlenmesi için
zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya
önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî
para cezası verilir.
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı
niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması
Madde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya
sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık
sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya
belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden
kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka
aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz
kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu
fıkraya göre cezaya hükmolunur.
(2) Birinci fıkra hükümleri, fenni keşif ve
buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgiler
hakkında da uygulanır.
(3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir
yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı
takdirde, faile verilecek ceza üçte biri oranında
artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bu
madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri
açıklamaya mecbur kılan kişi, üç yıldan yedi yıla
kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Mal veya hizmet satımından kaçınma
Madde 240- (1) Belli bir mal veya hizmeti
satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın
ortaya çıkmasına neden olan kişi, altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sayfa 58
9024
Tefecilik
Madde 241- (1) Kazanç elde etmek amacıyla
başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası
ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 242- (1) Bu bölümde yer alan suçların
işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Bilişim Alanında Suçlar
Bilişim sistemine girme
Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe
veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve
orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin
bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar
indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler
yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme
veya değiştirme
Madde
244 - (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini
engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan,
yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme
veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere
gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna
ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim
sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin
işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya
başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının
başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye
kullanılması
Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.)
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını,
her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde
bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın
kendisine verilmesi gereken kişinin rızası
olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak
kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan
altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla
ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı
üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden
kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik
yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak
suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan
kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç
oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş
eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede
kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya
evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden
birinin,
Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili
akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra
kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun
malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık
hükümleri uygulanır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 246- (1) Bu bölümde yer alan suçların
işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan
tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Sayfa 59
9025
DÖRDÜNCÜ KISIM
Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine
Karşı Suçlar
Zimmet
Madde
247 - (1) Görevi nedeniyle zilyedliği
kendisine devredilmiş olan veya koruma ve
gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya
başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya
yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre
kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar
indirilebilir.
Etkin pişmanlık
Madde
248 - (1) Soruşturma başlamadan önce,
zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya
uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde,
verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak,
zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya
uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde,
verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin
pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde,
verilecek cezanın üçte biri indirilir.
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde 249- (1) Zimmet suçunun konusunu
oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle,
verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.
İrtikap
Madde
250 - (1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye
kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar
sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir
kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak
suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla,
kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu
yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden
kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin
hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Denetim görevinin ihmali
Madde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun
işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu
görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak
sorumlu tutulur.
(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya
irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu
görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Rüşvet
Madde
252 - (1) Rüşvet alan kamu görevlisi, dört
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Rüşvet veren kişi de kamu görevlisi
gibi cezalandırılır. Rüşvet konusunda anlaşmaya
varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya
hükmolunur.
Sayfa 60
9026
(2) Rüşvet alan veya bu konuda anlaşmaya varan
kişinin, yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter
veya yeminli mali müşavir olması halinde, birinci
fıkraya göre verilecek ceza üçte birden yarısına
kadar artırılır.
(3) Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin
gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya
yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde
bir yarar sağlamasıdır.
(4) Birinci fıkra hükmü, kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya
kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki
meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş
şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden
vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler,
kooperatifler ya da halka açık anonim şirketlerle
hukuki ilişki tesisinde veya tesis edilmiş hukuki
ilişkinin devamı sürecinde, bu tüzel kişiler adına
hareket eden kişilere görevinin gereklerine aykırı
olarak yarar sağlanması halinde de uygulanır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/28 md.) Yabancı
bir ülkede seçilmiş veya atanmış olan, yasama veya
idarî veya adlî bir görevi yürüten kamu kurum veya
kuruluşlarının, yapılanma şekli ve görev alanı ne
olursa olsun, devletler, hükümetler veya diğer
uluslararası kamusal örgütler tarafından kurulan
uluslararası örgütlerin görevlilerine veya aynı
ülkede uluslararası nitelikte görevleri yerine
getirenlere, uluslararası ticarî işlemler nedeniyle,
bir işin yapılması veya yapılmaması veya haksız bir
yararın elde edilmesi veya muhafazası amacıyla,
doğrudan veya dolaylı olarak yarar teklif veya vaat
edilmesi veya verilmesi de rüşvet sayılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri
uygulanması
Madde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi
suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Etkin pişmanlık
Madde 254- (1) Rüşvet alan kişinin, soruşturma
başlamadan önce, rüşvet konusu şeyi soruşturmaya
yetkili makamlara aynen teslim etmesi halinde,
hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.
Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu
görevlisinin soruşturma başlamadan önce durumu
yetkili makamlara haber vermesi halinde de hakkında
bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(2) Rüşvet veren veya bu konuda kamu
görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin, soruşturma
başlamadan önce, pişmanlık duyarak durumdan
soruşturma makamlarını haberdar etmesi halinde,
hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz;
verdiği rüşvet de kamu görevlisinden alınarak
kendisine iade edilir.
(3) Rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilerin,
soruşturma başlamadan önce, pişmanlık duyarak
durumdan soruşturma makamlarını haberdar etmesi
halinde, hakkında bu suçtan dolayı cezaya
hükmolunmaz.
Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama
Madde 255- (1) Görevine girmeyen ve yetkili
olmadığı bir işi yapabileceği veya yaptırabileceği
kanaatini uyandırarak yarar sağlayan kamu görevlisi,
bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır.
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
Madde
256 - (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu
görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere
karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet
kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
Sayfa 61
9027
Görevi kötüye kullanma
Madde
257 - (1) Kanunda ayrıca suç olarak
tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine
aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin
mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da
kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller
dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya
gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya
kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız
bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İrtikap suçunu oluşturmadığı takdirde,
görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu
nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına
çıkar sağlayan kamu görevlisi, birinci fıkra hükmüne
göre cezalandırılır.
Göreve ilişkin sırrın açıklanması
Madde 258- (1) Görevi nedeniyle kendisine
verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli
kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve
diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne
suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinmesini
kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten sonra,
birinci fıkrada yazılı fiilleri işleyen kimseye de
aynı ceza verilir.
Kamu görevlisinin ticareti
Madde 259- (1) Yürüttüğü görevin sağladığı
nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet
satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin terki veya yapılmaması
Madde 260- (1) Hukuka aykırı olarak ve toplu
biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine
gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya
tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin
her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla
olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.
(2) Kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal
hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak
biçimde, geçici ve kısa süreli iş bırakmaları veya
yavaşlatmaları halinde, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf
Madde
261 - (1) İlgili kanunlarda belirlenen
koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır
veya taşınmaz malları üzerinde, karşılık ödenmek
suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu
görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
Madde 262- (1) Bir kamu görevini, kanun ve
nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs
eden veya terk emri kendisine bildirilmiş olduğu
halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla
kadar hapis cezası verilir.
Sayfa 62
9028
Kanuna aykırı eğitim kurumu
Madde 263 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/29 md.)
(1) Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan
veya işleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma
Madde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin
veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın
alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya
hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye
üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve
olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız
bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen
cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.
Görevi yaptırmamak için direnme
Madde
265 - (1) Kamu görevlisine karşı görevini
yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit
kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı
işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir
hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi
tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var
sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu
güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten
yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta
kullanma
Madde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde
bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi
sırasında kullanan kamu görevlisi hakkında, ilgili
suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz
önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza üçte biri
oranında artırılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Adliyeye Karşı Suçlar
İftira
Madde
267 - (1) Yetkili makamlara ihbar veya
şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla,
işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve
kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım
uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka
aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak
iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında
artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı
hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer
olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine
olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama
dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
Sayfa 63
9029
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı
hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer
olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil
nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması
halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden
yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı
fail olarak sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya
müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi
yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis
cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın
üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının
infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre
verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) İftira sonucunda mağdur hakkında hapis
cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım
uygulanmışsa; iftira eden kişi, üç yıldan yedi yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı,
mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten
başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira
suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya
eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan
masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin
kullanılması
Madde
268 - (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi
hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını
engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya
kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna
ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.(1)
Etkin pişmanlık
Madde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında
adlî veya idari soruşturma başlamadan önce,
iftirasından dönmesi halinde, hakkında iftira
suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördü
indirilir.
(2) Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce
iftiradan dönme halinde, iftira suçundan dolayı
verilecek cezanın dörtte üçü indirilir.
(3) Etkin pişmanlığın;
a) Mağdur hakkında hükümden önce gerçekleşmesi
halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,
b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi
halinde, verilecek cezanın yarısı,
c) Hükmolunan cezanın infazına başlanması
halinde, verilecek cezanın üçte biri,
İndirilebilir.
(4) İftiranın konusunu oluşturan münhasıran
idari yaptırım uygulanmasını gerektiren fiil
dolayısıyla;
a) İdari yaptırıma karar verilmeden önce etkin
pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın
yarısı,
b) İdari yaptırım uygulandıktan sonra etkin
pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın
üçte biri,
İndirilebilir.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/31 md.) Basın ve
yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin
pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için,
bunun aynı yöntemle yayınlanması gerekir.
________________________
(1) Bu fıkrada geçen "bu kişiye" ibaresi,
29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 30 uncu
maddesiyle "başkasına" olarak değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
Sayfa 64
9030
Suç üstlenme
Madde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe
aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını
bildiren kimseye iki yıla kadar hapis cezası
verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi
cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde;
verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi
tamamen de kaldırılabilir.
Suç uydurma
Madde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu,
yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da
işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini
soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran
kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Yalan tanıklık
Madde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle
başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye
yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak
tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek
tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul
önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren
bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında
yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile
ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında
başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen
fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı
veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş
olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin
gözaltına alınması veya tutuklanması halinde;
yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat
kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan
kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin
ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis
cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte
ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin
mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış
ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı
kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında
hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım
uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç
yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını
gerektiren sebepler
Madde 273- (1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya
kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına
neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan
tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen,
bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı
olarak tanıklık yapması,
Halinde, verilecek cezada indirim
yapılabileceği gibi, ceza vermekten de
vazgeçilebilir.
Sayfa 65
9031
(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk
uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık
hallerinde uygulanmaz.
Etkin pişmanlık
Madde 274- (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi
hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu
sonuçlayacak nitelikte karar verilmeden veya
hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya
hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir
hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak
nitelikte karar verildikten sonra ve fakat hükümden
önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın
üçte ikisinden yarısına kadarı indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında
verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce
gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın
yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.
Yalan yere yemin
Madde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere
yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce
gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(3) Hükmün icraya konulmasından veya
kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde,
verilecek cezanın yarısı indirilir.
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık
Madde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan
dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında
tanık dinlemek yetkisine sahip bulunan kişi veya
kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin
gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya
kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade
veya belgeleri gerçeğe aykırı olarak tercüme etmesi
halinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yargı görevi yapanı etkileme
Madde 277- (1) Bir davanın taraflarından
birinin veya bir kaçının veya sanıkların veya davaya
katılanların, mağdurların leh veya aleyhinde, yargı
görevi yapanlara emir veren veya baskı yapan veya
nüfuz icra eden veya her ne suretle olursa olsun adı
geçenleri hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs
eden kimseye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası
verilir. Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği
takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla
kadardır.
Suçu bildirmeme
Madde
278 - (1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili
makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet
verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün
bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk,
bedensel veya ruhsal bakımdan özürlü olan ya da
hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda
bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara
göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.
Sayfa 66
9032
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi
Madde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve
kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini
göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili
makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu
hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi
tarafından işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya
göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi
Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir
suçun işlendiği yönünde bir belirti ile
karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara
bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık
mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip,
diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti
veren diğer kişiler anlaşılır.
Suç delillerini yok etme, gizleme veya
değiştirme
Madde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını
engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden,
silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı
aydan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine
iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra
hükmüne göre ceza verilmez.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından
göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm
verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim
eden kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç
nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini
aklama
Madde 282- (1) Alt sınırı bir yıl veya daha
fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan
kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına
çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek
ve meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat
uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tabi tutan
kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmibin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya
belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin
icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis
cezası yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş
bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel
kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
(5) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce
suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini
sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber
vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi
hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya
hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma
Madde
283 - (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma,
yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından
kurtulması için imkan sağlayan kimse, altı aydan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sayfa 67
9033
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından
göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya
diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde,
cezaya hükmolunmaz.
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini
bildirmeme
Madde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı
verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu
yeri bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen
kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve
eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri
bildiği halde yetkili makamlara bildirmeyen kimse,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Bu suçların kamu görevlisi tarafından
göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş
tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Gizliliğin ihlali
Madde 285- (1) Soruşturmanın gizliliğini alenen
ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Ancak, soruşturma
aşamasında alınan ve kanun hükmü gereğince gizli
tutulması gereken kararların ve bunların gereği
olarak yapılan işlemlerin gizliliğinin ihlali
açısından aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.
(2) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya
kapalı yapılmasına karar verilen duruşmadaki
açıklama veya görüntülerin gizliliğini alenen ihlal
eden kişi, birinci fıkra hükmüne göre
cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için
tanığın korunmasına ilişkin olarak alınan gizlilik
kararına aykırılık açısından aleniyetin
gerçekleşmesi aranmaz.
(3) Bu suçların basın ve yayın yoluyla
işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(4) Soruşturma ve kovuşturma evresinde
kişilerin suçlu olarak damgalanmalarını sağlayacak
şekilde görüntülerinin yayınlanması halinde, altı
aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ses veya görüntülerin kayda alınması
Madde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma
işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz
olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
Genital muayene
Madde 287- (1) Yetkili hakim ve savcı kararı
olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya
bu muayeneyi yapan fail hakkında üç aydan bir yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla kamu
sağlığını korumak amacıyla kanun ve tüzüklerde
öngörülen hükümlere uygun olarak yapılan muayeneler
açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
Madde 288- (1) Bir olayla ilgili olarak
başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle
sonuçlanıncaya kadar savcı, hakim, mahkeme,
bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen
sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, altı aydan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sayfa 68
9034
(2) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/32 md.)
Muhafaza görevini kötüye kullanma
Madde
289 - (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine
resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya
herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde
teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç
aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın
sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında
indirilir.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu
oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri
veren veya bunun mümkün olmaması halinde bedelini
ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü
indirilir.
(3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen
teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir
nedenle elkonulmuş olan malın dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle
kaybolmasına veya bozulmasına neden olan kişi, adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma
kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan
kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve
bozulması
Madde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim
edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen
teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir
nedenle elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin
elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık,
cebren alınması halinde yağma, hileyle alınması
halinde dolandırıcılık, tahrip edilmesi halinde mala
zarar verme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek
cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya
tutukevine girme
Madde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya
tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya
tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası verilir.
Hükümlü veya tutuklunun kaçması
Madde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz
kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu
görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü
hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak
işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok
tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi
halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi
ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz
kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis
cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar
hakkında da uygulanır.
(6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)
Sayfa 69
9035
Etkin pişmanlık
Madde 293- (1) (…) (1) tutuklu veya hükümlünün,
kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek
kendiliğinden teslim olması halinde, kaçtığı günden
itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen
süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda
beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak,
kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada
indirim yapılmaz.
Kaçmaya imkan sağlama
Madde 294- (1) Gözaltına alınanın veya
tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi,
çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;
a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz
yıla,
b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise,
sekiz yıldan oniki yıla,
Kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçların, cebir veya tehdit kullanılarak
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında
artırılır.
(4) Kaçması sağlanan kişi sayısının birden
fazla olması halinde, bu sayı göz önünde
bulundurularak, verilecek ceza üçte birden bir
katına kadar artırılır.
(5) Bu suçların gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişiler
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza, üçte
biri oranında artırılır.
(6) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte
biri oranında indirilir.
(7) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi
ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu
suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(8) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün,
muhafaza veya nakli ile görevli kişinin dikkat ve
özen yükümlülüğüne aykırı davranmasından
yararlanarak kaçması halinde, altı aydan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
Muhafızın görevini kötüye kullanması
Madde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli
kişilerin, görevlerinin gereklerine aykırı hareket
etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse,
görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına
alınan, tutuklu veya hükümlünün bulunduğu yerden
geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse; altı
aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün
bu fırsattan yararlanarak kaçması halinde, kaçmaya
kasten imkan sağlama suçuna ilişkin hükümler
uygulanır.
Hükümlü veya tutukluların ayaklanması
Madde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu
olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı
aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması
halinde, bu suçtan dolayı cezaya hükmedilmez.
(2) Ayaklanma sırasında başka suçların
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
_______________________
(1) Bu arada yer alan "Gözaltına alınan,"
ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 34
üncü maddesiyle madde metninden çıkarılmıştır.
Sayfa 70
9036
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya
sokmak
Madde
297 - (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine
silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik
haberleşme aracı sokan veya bulunduran kişi, iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan eşyanın,
temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç
oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre
belirlenecek ceza yarı oranında artırılır.
(2) Birinci fıkrada sayılanların dışında kalıp
da yetkili makamlar tarafından infaz kurumuna veya
tutukevine sokulması yasaklanmış bulunan eşyayı, bu
yasağı bilerek, infaz kurumuna veya tutukevine sokan
veya bulunduran ya da kullanan kişi, altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan
suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla
görevli kişiler tarafından işlenmesi halinde,
verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan
suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında
bulunduran veya kullanan hükümlü veya tutuklu, bunu
kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi
verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme
Madde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve
tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların
haberleşmelerini, ziyaretçileriyle görüşmelerini,
iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde
eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu
çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel
faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene
ve tedavi edilmelerini, müdafi veya avukat tayin
etmelerini, bunlarla görüşmelerini, mahkemelere veya
Cumhuriyet başsavcılıklarına gitmelerini, kurum
görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin
kurum dışına çıkmalarını her ne suretle olursa olsun
engelleyenler, hükümlü ve tutukluları bu fiillere
teşvik edenler, bu yolda talimat verenler, mevzuatın
hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her türlü
görüşme ve temas olanağını engelleyenler, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Hükümlü ve tutukluların beslenmesini
engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar
hapis cezası verilir. Hükümlü ve tutukluların açlık
grevine veya ölüm orucuna teşvik veya ikna
edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat
verilmesi de beslenmenin engellenmesi sayılır.
(3) Beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten
yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış
hallerinden biri veya ölüm meydana gelmiş ise,
ayrıca kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına
ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının
Saygınlığına Karşı Suçlar
Cumhurbaşkanına hakaret
Madde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden
kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun
alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri
oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması,
Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Sayfa 71
9037
Devletin egemenlik alametlerini aşağılama
Madde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak
veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz
ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti
olarak kullanılan her türlü işaret hakkında
uygulanır.
(2) İstiklal Marşını alenen aşağılayan kişi,
altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların yabancı bir
ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve
organlarını aşağılama
Madde
301 - (1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye
Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı
aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin
yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını
alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede
bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde,
verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
(4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce
açıklamaları suç oluşturmaz.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
Madde
302 - (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.)
Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını
yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya
Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini
bozmaya veya Devletin egemenliği altında bulunan
topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya
yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi
dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Düşmanla işbirliği yapmak
Madde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile
savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul
eden, düşman devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti
Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş,
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta
görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan
suçların işlenmesi sırasında başka suçların
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(4) Savaş zamanında düşman devlet toprağında
bulunup da bu devlet ordusunda hizmete alınmak
mecburiyetinde kalan vatandaş hakkında, bu nedenle
cezaya hükmolunmaz.
Sayfa 72
9038
Devlete karşı savaşa tahrik
Madde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine
karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde
bulunması için yabancı devlet yetkililerini tahrik
eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet
yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on yıldan
yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)
(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin güvenliğine karşı suç işlemek üzere
oluşturulmuş örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak
desteklenmesi, hasmane hareket olarak kabul edilir.
(3) Bu maddede tanımlanan suçun işlenmesi
dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak
için yarar sağlama(1)
Madde 305- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/38
md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak
maksadıyla veya bu nedenle, yabancı kişi veya
kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak
kendisi veya başkası için maddi yarar sağlayan
vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç
yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî
para cezası verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden
kişi hakkında da aynı cezaya hükmolunur.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Fiilin
savaş sırasında işlenmiş olması hâlinde, verilecek
ceza yarı oranında artırılır.
(3) Suç savaş hali dışında işlendiği takdirde,
bu nedenle kovuşturma yapılması Adalet Bakanının
iznine bağlıdır.
(4) Temel milli yararlar deyiminden;
bağımsızlık, toprak bütünlüğü, milli güvenlik ve
Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel nitelikleri
anlaşılır.
Yabancı devlet aleyhine asker toplama
Madde 306- (1) Türkiye Devletini savaş
tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde,
yetkisiz olarak, yabancı bir devlete karşı asker
toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan
kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile
müebbet hapis cezası verilir.
(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal
ilişkileri bozacak veya Türkiye Devleti veya Türk
vatandaşlarını misilleme tehlikesi ile karşı karşıya
bırakacak nitelikte ise faile iki yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası verilir.
(4) Siyasal ilişki kesilir veya misilleme
meydana gelirse üç yıldan on yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçun kovuşturulması
Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
(6) Bu madde hükümleri, fiili savaş halinde
ülke topraklarının tamamını veya bir kısmını işgal
eden yabancı devlet kuvvetlerine karşı meşru müdafaa
amaçlı direniş hareketleri hakkında uygulanmaz.
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî
hareketleri yararına anlaşma
Madde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine
ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz
ve hava ulaşım araçlarını, yolları, müesseseleri,
depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz
tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya tamamen
tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile
kullanılmayacak hale getiren kişiye, altı yıldan
oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
______________________
(1) Bu maddenin başlığı “Temel milli yararlara
karşı hareket” iken, 29/6/2005 tarihli ve 5377
sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle “Temel millî
yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar
sağlama” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 73
9039
(2) Suçun;
a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir
devletin çıkarı için işlenmiş olması,
b) Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş
kudret ve yeteneğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuş olması,
Halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Tahrip veya kullanılamaz hale gelme,
birinci fıkrada belirtilen bina, tesis veya eşyayı
elinde bulunduran veya korumak ve gözetlemekle
yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda meydana
gelmiş veya bu nedenle suçun işlenmesi kolaylaşmış
ise, bu kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(4) Savaş zamanında Türkiye Devleti zararına
olmak üzere, düşman askerî hareketlerini
kolaylaştırmak veya Türkiye Devletinin askerî
hareketlerine zarar vermek maksadıyla yabancıyla
anlaşan veya anlaşma olmasa da aynı sonuçları
meydana getirmeye yönelik fiilleri işleyen kişiye on
yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil sonucunda,
düşman askerî hareketleri fiilen kolaylaşmış veya
Türk Devletinin askerî hareketleri zarar görmüş ise
faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
(6) Dört ve beşinci fıkralarda yazılı suçları
işleyen kimse ile anlaşan yabancıya da aynı ceza
verilir.
(7) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin
Türkiye Devleti ile aralarında savaş için ittifak
veya iştirak olan devlet zararına olarak Türkiye'de
işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.
Düşman devlete maddi ve mali yardım
Madde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin
savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin aleyhine kullanılabilecek her
türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan
veya dolaylı olarak veren vatandaş, beş yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da
uygulanır.
(2) Savaş zamanında, düşman devlet yararına
yapılan borçlanmalara veya her ne nedenle olursa
olsun ödemelere katılan veya bunlara ilişkin
işlemleri kolaylaştıran vatandaşa veya Türkiye'de
oturan yabancıya aynı ceza verilir.
(3) Savaştan evvel başlamış olsa bile, birinci
fıkrada yazılı haller dışında, nerede bulunursa
bulunsun düşman devlet vatandaşıyla veya düşman
devlet topraklarında oturan diğer kimselerle Türkiye
Devleti zararına veya düşman devletin savaş gücüne
olumlu etki yapacak nitelikte doğrudan doğruya veya
dolaylı olarak ticaret yapan vatandaşa veya
Türkiye'de oturan yabancıya iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası
verilir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin
düşman devletle aralarında savaş için ittifak veya
iştirak olan devlet yararına işlenmesi halinde de bu
madde hükümleri uygulanır.
Sayfa 74
9040
BEŞİNCİ BÖLÜM
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı
Suçlar
Anayasayı ihlal
Madde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni
ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir
düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını
önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası ile cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi
dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırı
Madde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte
bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi
halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili
saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça
ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur.
Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az
olamaz.
Yasama organına karşı suç
Madde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak
Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya
veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini
kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs
edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla
cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Hükûmete karşı suç
Madde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya
veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen
engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların
işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili
hükümlere göre cezaya hükmolunur.
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı
isyan
Madde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti
Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden
kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası
verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi
hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı
silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. İsyana
katılan diğer kişilere altı yıldan on yıla kadar
hapis cezası verilir.
(3) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların,
Devletin savaş halinde olmasının sağladığı
kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların
işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi
halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere
göre cezaya hükmolunur.
Sayfa 75
9041
Silâhlı örgüt
Madde
314 - (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci
bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla,
silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye
olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası
verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna
ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen
uygulanır.
Silâh sağlama
Madde
315 - (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan
örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla
bunların amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek,
satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin
eden, nakleden veya depolayan kişi, on yıldan onbeş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suç için anlaşma
Madde
316 - (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci
bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini
elverişli vasıtalarla işlemek üzere iki veya daha
fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde
anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma
dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu
ittifaktan çekilenlere ceza verilmez.
ALTINCI BÖLÜM
Milli Savunmaya Karşı Suçlar
Askerî komutanlıkların gasbı
Madde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya
Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir
asker kıtasının veya donanmasının veya savaş
gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale
veya müstahkem mevkiin veya bir askerî üssün veya
tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara
müebbet hapis cezası verilir.
(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet
tarafından görevlendirilmeleri suretiyle yukarıda
gösterilen yerlerin komutanı bulunanlardan, yetkili
makamlarca komutanlığı terk etmeleri için verilen
emirlere uymayanlara da aynı ceza verilir.
Halkı askerlikten soğutma
Madde 318- (1) Halkı, askerlik hizmetinden
soğutacak etkinlikte teşvik veya telkinde
bulunanlara veya propaganda yapanlara altı aydan iki
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse
ceza yarısı oranında artırılır.
Askerleri itaatsizliğe teşvik
Madde 319- (1) Askerleri veya askerî idareye
bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara
karşı itaatsizliğe veya yeminlerini bozmaya veya
askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin
görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile
kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer
görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven
veya iyi gördüğünü söyleyen kimselere, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezası verilir.
Sayfa 76
9042
(2) Fiil, aleni olarak işlenmişse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, savaş zamanında işlenmiş ise ceza bir
katı oranında artırılır.
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma
Madde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir
yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların
lehinde çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan
asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye
üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar
arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa
ceza üçte biri oranında artırılır.
(3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden
kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
Savaş zamanında emirlere uymama
Madde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili
makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek
aykırı harekette bulunan kimseye bir yıldan altı
yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında yükümlülükler
Madde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin
silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için
Devlet veya bir kamu kuruluşu veya kamu hizmetleri
yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş
ile iş yapmak veya eşya vermek üzere yaptıkları
sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen
yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar
hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine
getirilmemesi taksirden ileri gelmişse, cezanın
dörtte üçüne kadarı indirilebilir.
(3) Yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine
getirilmemesine asıl yükümlüler ile aralarında
sözleşme bulunan aracılar veya bunların temsilcileri
neden olmuşsa, bunlar hakkında da aynı cezalar
uygulanır.
(4) Savaş zamanında yükümlülüklerin yerine
getirilmesinde hile yapan yukarıdaki fıkralarda
yazılı kişilere on yıldan onbeş yıla kadar hapis ve
onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Savaşta yalan haber yayma
Madde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe
ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın
maneviyatını sarsacak veya düşman karşısında ülkenin
direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış
veya özel maksada dayalı havadis veya haber yayan
veya nakleden veya temel milli yararlara zarar
verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye
beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Eğer fiil;
a) Propagandayla,
b) Askerlere yönelik olarak,
c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi,
İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan yirmi yıla
kadar hapistir.
(3) Fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse
müebbet hapis cezası verilir.
(4) Savaş zamanında düşman karşısında milletin
direncini tehlikeyle karşı karşıya bırakacak şekilde
yabancı paraların değerini düşürmeye veya itibarı
amme kağıtlarının değeri üzerinde etki yapmaya
yönelik hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan on
yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para
cezası verilir.
Sayfa 77
9043
(5) Dördüncü fıkrada yazılı fiil, bir yabancı
ile anlaşma sonucu işlenmişse ceza yarısı; düşmanla
anlaşma sonucu işlenmiş ise bir katı oranında
artırılır.
Seferberlikle ilgili görevin ihmali
Madde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle
ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu
görevlisine altı aydan üç yıla kadar hapis cezası
verilir.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü
Madde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde
bulunan bir devletten akademik derece veya şeref,
unvan, nişan ve diğer fahri rütbe veya bunlara ait
maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
Devletin güvenliğine ilişkin belgeler
Madde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç
veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya
vesikaları kısmen veya tamamen yok eden, tahrip eden
veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de
olsa, bunları tahsis olundukları yerden başka bir
yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye
sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki yazılı fiiller, savaş sırasında
işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya
savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuş ise müebbet hapis cezası verilir.
Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin
etme
Madde 327- (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından, niteliği
itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin
eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa müebbet
hapis cezası verilir.
Siyasal veya askerî casusluk
Madde 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç
veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği
itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal
veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye
onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil;
a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir
devletin yararına işlenmişse,
b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye sokmuşsa,
Fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına
ilişkin bilgileri açıklama
Madde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla
gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye
beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuşsa, faile
on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
Sayfa 78
9044
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş
ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı
aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı hallerden
birinin varlığı halinde ise üç yıldan sekiz yıla
kadar hapis cezası verilir.
Gizli kalması gereken bilgileri açıklama
Madde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla
gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî
casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya
bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası verilir.
Uluslararası casusluk
Madde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği
veya iç veya dış siyasal yararları bakımından
niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri,
diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî
casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya bunu
Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan
dört yıla kadar hapis cezası verilir.
Askerî yasak bölgelere girme
Madde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği
girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya
hile ile girenlere iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet
hizmetlerinde sadakatsizlik
Madde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve
Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği
fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai
yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına
kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş
yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir
devletin yararına işlenir veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeye sokacak olursa, faile
müebbet hapis cezası verilir.
(3) Türkiye Devleti tarafından yabancı bir
memlekette Devlete ait belirli bir işi görmek için
görevlendirilen kimse, bu görevi sadakatle yerine
getirmediği ve bu fiilden dolayı zarar meydana
gelebildiği takdirde faile beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası verilir.
(4) Bu maddede tanımlanan suçların işleneceğini
haber alıp da bunları zamanında yetkililere ihbar
etmeyenlere, suç teşebbüs derecesinde kalmış olsa
bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri temin
Madde 334- (1) Yetkili makamların kanun ve
düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı
ve niteliği bakımından gizli kalması gereken
bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya
savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla
temini
Madde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve
düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı
ve niteliği bakımından gizli kalması gereken
bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla
temin eden kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar
hapis cezası verilir.
Sayfa 79
9045
(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir
devletin yararına işlenmiş veya Devletin savaş
hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî
hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise
faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri açıklama
Madde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve
düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı
ve niteliği bakımından gizli kalması gereken
bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeye sokmuş ise faile
on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş
ise, birinci fıkrada yazılı olan halde faile altı
aydan iki yıla, ikinci fıkrada yazılı halde üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî
casusluk maksadıyla açıklama
Madde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve
düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı
ve niteliği bakımından gizli kalması gereken
bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla
açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya
bırakmış ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
verilir.
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi
Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların
işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranmaları sonucu mümkün
olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile
altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya
Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini
veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya
bırakmış ise, taksirle davranan faile üç yıldan
sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde
bulundurma
Madde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya
dış siyasal yararları bakımından gizli kalması
gereken bilgileri veya yetkili makamların
açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından
gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan
ve elde bulundurulması için kabul edilebilir bir
neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki
herhangi bir şeyle yakalanan kimseye bir yıldan beş
yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç
yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar
Yabancı devlet başkanına karşı suç
Madde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin
başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek
ceza, sekizde biri oranında artırılır. Suçun müebbet
hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması
şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve
kovuşturma yabancı devletin şikayetine bağlıdır.
Sayfa 80
9046
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret
Madde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı
devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini
alenen tahkir eden kimseye üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma
yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suç
Madde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli
veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet
temsilcileri ile bunların diplomasi memurları veya
uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların
diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık tanınan
memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı
işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul
edilerek; suç işleyen kişiler hakkında, bu Kanunun
ilgili hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
(2) İşlenen suç hakaret ise, soruşturma ve
kovuşturma yapılması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
Karşılıklılık koşulu
Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin
uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlük
MADDE 344- (1) Bu Kanunun;
a) “İmar kirliliğine neden olma” başlıklı 184
üncü maddesi yayımı tarihinde,
b) “Çevrenin kasten kirletilmesi” başlıklı 181
inci maddesinin birinci fıkrası ile “Çevrenin
taksirle kirletilmesi” başlıklı 182 nci maddesinin
birinci fıkrası yayımı tarihinden itibaren iki yıl
sonra,
c) Diğer hükümleri 1 Haziran 2005 tarihinde,
(1)
Yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 345- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar
Kurulu yürütür.
5237 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER
(1) 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun
Geçici 1 inci Maddesi:
GEÇİCİ MADDE 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarih itibarıyla hükme bağlanmış olmakla beraber
henüz kesinleşmemiş olan dosyalarda, uzlaşma
kapsamının genişlediğinden bahisle bozma kararı
verilemez.
––––––––––––––––
(1) Bu maddede yer alan "1 Nisan 2005“ ibaresi,
31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1
inci maddesiyle "1 Haziran 2005“ şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Sayfa 81
9046-1
5237 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler
giriş tarihi
5328 59,62,85,86,87,88,90,116,235,344 31/3/2005
5378 122 7/7/2005
5377 4, 7, 13, 30, 31, 43, 61, 66, 82, 84, 87,
103, 105, 107, 125, 145, 150,
155, 158, 168, 184, 188, 190, 191, 218, 221,
245, 252, 263, 268, 269,
288, 292, 293, 299, 302, 304, 305 8/7/2005
Değiştiren Kanun Yürürlüğe
No. 5237 sayılı Kanunun değiştirilen maddeleri
giriş tarihi
5560 61,73,80,87,89,142,191,221,227,234,245 ve
İşlenemeyen Hüküm 19/12/2006
5739 50 1/3/2008